Daredevil 2. Sezon 2. Bölüm İncelemesi

Netflix’in heyecanla beklediğimiz dizisi Daredevil, Dogs to a Gunfight bölümüyle devam ediyor. Punisher ile Daredevil’ın çatıdaki ilk karşılaşmasından sonra neler olduğunu görme fırsatı yakalıyoruz.

Belki söylememe gerek yok ancak ikinci bölümü henüz izlemediyseniz bu yazıda keyfinizi kaçıracak şeyler bulabilirsiniz. Ola ki okumadıysanız önce Bang bölümünün incelemesine de bakabilirsiniz.

Klasik uyarıyı da yaptığıma göre konuşmaya devam edebilirim. Bölüm vefakar kelimesinin sözlük karşılığı olabilecek Foggy (Elden Henson) ile başlıyor. Onunla birlikte korkarak Matt’e ne olduğunu bulmayı bekliyoruz bir süre. Tıpkı ilk sezonda olduğu gibi Foggy arkadaşını zor bir durumdan kurtarıp, onunla ilgileniyor. Bu sefer tek fark onun artık her şeyi bilmesi oluyor. Arkadaşına dair duyduğu endişe değişmiyor. Bu sahne süresinde aklımdan geçenlerden biri “Matt’i üstsüz ve ilgi uyandıracak bir şekilde” ortaya koydukları oluyor. Foggy ona korkunç göründüğünü söylediğinde bile başındaki yara haricinde gayet seksi bir imaj çiziyor. Bunun sahne açısından doğruluğu üzerine uzun uzun konuşulabilir. Dizi geçtiğimiz sezonda da yine buna benzer sahneler barındırıyordu. Matt’in uzun süre yaralı şekilde yattığı zamanlarda bile sakalı dışında tüysüz oluşu ister istemez göze batıyor. “Mükemmel görünümü” sağlamak için bu kadar uğraşmaya gerek olduğuna inanmıyorum. Bu kadar tüysüzlük insanoğlunun doğasına aykırı en baştan. Bu televizyon sektörü açısından belki takılması gereksiz bir detay gibi görünebilir. Ancak kafamızdaki standartları medyanın oluşturduğunu göz önünde bulundurunca bu durumu eleştirmekte bir zarar olmayacağını düşünüyorum.

Hikayeye dönersek, Karen (Deborah Ann Woll) ve Foggy Grotto’nun tanık koruma programına girmesi için baya çaba harcadı. Burada karşılarına çıkan Reyes oldukça ilginç bir karakterdi. Benim hoşuma gidense Foggy’nin tam ikna olur gibi hissettirdiği bir anda ipleri eline almasıydı. Benzer bir sahneyi geçtiğimiz sezon staj yaptığı avukatlık firmasında da görmüştük. Dışarıdan bakınca oldukça mülayim bir insana benzese de Foggy kendisinden beklenenden daha dişli ve cesaretli olduğunu her seferinde kanıtlıyor.

Dizinin ne olacağı konusunda kesin bir hissiyata sahip olduğum sahnesi, Frank Castle’ın alışvereş anları oldu. Elde ettikleriyle yetinmeyi bilmeyen insan türüne net bir örnek olan satıcımız baya eceline susamıştı. Küçük kız çocuğunu 100 dolara ona vermekten bahsettiği anda ölüm fermanına imza atmış oldu. Punisher aşına olduğum bir karakter olmasa da adamın başına geleceklerden eminim. Şimdilik Punisher’a mesafeli bir bakış içindeyiz. Anlatım bizlere daha çok Daredevil’ın perspektifinden sunuluyor. Bu yüzden o tanıdıkça biz de yeni karakterlere aşina oluyoruz. Az önce bahsettiğim anlar da Punisher’ın hikayesini daha detaylı öğrenmek için can atmamı sağladı.

Daredevil 2. sezon 2. bölümün beklenen anlarından bir tanesi Karen’ın Matt’i ziyaret ediyişti. İkili arasındaki adı konulmamış durum burada da kendini hissettiriyordu. Sanki bizim hikayeden uzak kaldığımız süreçte Matt’le Karen arasında bir şeyler olacak gibi olmuş hissiyatı hakimdi. Aralarında bir şeyler yaşanacak gibi duruyor daha ilk bölümden beri.

Geçtiğimiz sezon Wilson Fisk dolayısıyla tanıdığımız Melvin’i yeniden görmek güzeldi. Dengesiz ruh hali pek değişmemiş gibi duruyor. Ancak Matt onu idare etme konusunda oldukça başarılıydı. Matt’in olay yerine gidip, Punisher’ın inini bulduğu anlar oldukça doyurucuydu. Hele köpeği rahatça sakinleştirebilmesi özellikle dikkat çekiciydi. Grotto’nun tanık koruma programında bir sorun çıkacağını da herkes gibi hissediyordum ancak bunun Punisher için bir tuzak olabileceği nedense aklıma gelmemişti. İnsanların ufak hesaplarla başarılı olma peşinde olabileceğine fazlaca inandım sanırım. Reyes de tam böyle birine benziyordu ancak daha zekiymiş.

Bu bölümde Daredevil (Charlie Cox) ve Punisher (Jon Bernthal) yeniden karşı karşıya geldi. İkilinin dövüştüğü, polisin ateş açtığı sahnede kimsenin hafif yaralama dışında başarılı olamaması yine gerçeklikten uzaklaşılan anlardandı. Anlıyorum, iki eğitimli insan dövüşüyor. Bolca hareket ettikleri için de hedefi tutturması zorlaşıyor. Ancak ateş eden tek bir insan yok. Bir grup polis sadece bunla uğraşırken sadece Frank kolundan yaralanıyor. Tüm New York Polisi beceriksizlerden oluşuyor mu demeye çalışıyorlar, yoksa bizim adamlarımız çok iyi imajı mı veriyorlar anlaması zor… Her neyse, ikisinin bir süre sakince birbirlerine bakıp durduğu anların gerginliği çok hoştu. O yüzden az önce bahsettiklerimi görmezden gelebilirim.

Bu arada bilmiyorum dikkat ettiniz mi ancak ilk iki bölüm de heyecanlı kabul edilebilecek noktalarda bitti. Daredevil’ın ilk sezonu da Jessica Jones da genel olarak böyle bir çabaya girmemişti. Sanırım Daredevil’ın baş yazarının değişmesi hem hikayenin ilerleyişine hem de bölüm sonlarına ciddi bir etkide bulunmuş. Bu durumdan şikayetçi olduğumu söyleyemeyeceğim.

Bakalım üçüncü bölümde neler olacak?

Daredevil 2. Sezon 1. Bölüm İncelemesi

Daredevil 2. Sezon 3. Bölüm İncelemesi

Daredevil 2. Sezon 3. Bölüm İncelemesi

BAKMADAN GEÇME

Share this post