Geldi sonunda gönlümüzün efendisi. Efsane geldi. Muazzam geldi. Daha ilk sahnede Lord Walder Frey’in hayatta olduğunu görünce onun Arya olduğunu anladım. Ve bir ziyafet bahanesiyle tüm Frey ailesini toplamıştı. Tullylerden kalelerini geri almaları şerefine. Onlarla zehrini önceden akıttığı şarabını paylaştı. Kadınlara içirmedi bile. Siz dedi, çok cesur adamlarsınız. Starklara karşı zafer kazandınız. Hamile bir kadını öldürdünüz. 5 çocuk annesi bir kadının gırtlağını kestiniz. Bunlar söylerken şarabı içenler tek tek düştü. Arya Stark daha ilk sahnede tek başına Frey hanesini bitirdi. Yanındaki kadına döndü ve dedi ki ‘Anlat burda gördüklerini. Anlat Kuzey’in hatırladığını. Eğer biri sorarsa kışın Freyler için geldiğini söyle.’ Arya’nın bir dahaki sahnesine giderken de bir şarkı duyduk. Sesin sahibi Ed Sheeran çıktı bölümde. Lannister askerleri ile oturup, tavşan yiyen Arya’ya eşlik edenlerin arasında This is England serisinin küçük, asi çocuğu Thomas Turgoose da vardı. Bu sezon bol bol yıldız konuk izleyeceğiz galiba.

Asıl önemli ve kritik olay Eugon Greyjoy’un Cersei Lannister’a 1000 gemisi ile gelmesiydi. Daha önceisnde hükmen mağlup görünen Lannister cephesi bu ittifakı şimdiden kabul etmemiş olsa da Deli Kraliçe havasına girmiş Cersei’nin bir o kadar deli Eugon ile olan ittifakından neler çıkaracağı gerçekten beni meraklandırıyor. Çünkü Eugon direkt Jaime’ye meydan okurcasına geldi. Zaten kırılgan olan Jaime ve Cersei iletişimi, evlilik teklif eden Eugon ile patlama noktasına gelebilir.

Kuzey’de işler sıkıntılı. Jon Snow tüm Kuzey’i birleştirmiş görünüyor. Ancak kendisine ihanet eden Karstark ve Umber’ları affetmesi Sansa ile bir mini tartışmaya da yol açmış durumda. Baelish oraya gene karıştıracak gibi. Starklar gün yüzü görsün dedikçe bu adam izin vermiyor. Ancak gene de insan Lady Mormont’u görünce bir huzur doluyor. Kadınların savaşmasına itiraz eden Lordları sindiren öyle bir konuşması vardı ki kadın resmen dizinin Wonder Woman’ı oldu. Kuzey’deki huzursuzluk bunla da kalmadı. Ak Gezenleri gördük gene. Ancak bu sefer sıkıntı büyük. Hardhome’da ölen devleri de uyandırmış Night King. Orduları hayvani derecede güçlenmiş durumda. Neyse ki Brandon Stark The Wall’a döndü. Kuzey’e geri geldi. Savaş cepheleri giderek belirlenmiş durumda.

The Hound yani Tazı da Beric Dondarion ve çetesi ile samimiyeti arttırmış görmeyeli. İnanç krizinden inanç krizine giren Tazı bu bölümde, zamanında Arya ile kendilerine yemek ikram etmesine rağmen gümüşlerini çaldığı adam ve kızının evine sığınmak zorunda kalıyor çete ile. Ancak adam ve kızı çoktan ölmüş durumda. Açlıktan ölmemek adına kızı öldürmüş ve sonra kendini öldürmüş. Tazı’nın vicdanını gördük bu bölümde. Sanırım değişiyor. Kritik bir rol oynayacak. Öyle ki mezarlarını bile kendi eliyle kazdı. Ve ilginçtir ki Tazı bu bölümde ateşe bakıp Ak Gezenleri gördü.

Sam ise sonunda The Citadel’de işe başlamış. Ancak tamamen ortalığı bok götürüyor. Sadece yiyenlerin yemeğini ve sıçanların artığını temizleyen Sam’in henüz çok yetkisi yok. Orada en ilginç nokta ise kendisinin Dr. Strange gibi gizli bölmeye gidip, kitap çalmasıydı. Orda Dragonstone’un haritasını buluyor. Targaryenlerin evi. Bunu Jon’a mektup olarak yazıyor. Çok ilginç olacak önümüzdeki bölümlerde bu ilişki çünkü Dragonstone’da çokça Ejder Camı var. Ak gezenleri öldürebilen tek şey. Sam’i günlük rutiniyle işini yaparken görürken, bulaşıcı hastalık kapmış insanlara yemek verirken görüyoruz. Elleri taş olmuş bir adam Khaalesi’yi soruyor. JORAH MORMONT! Tedavi aramak için Citadel’e gelmiş. Jon Snow ve Khaalesi’nin artık bağlanması işten bile değil.

Ve Khaalesi. Khaalesi. İsminin birincisi, gönlümün Andal Kraliçesi. Epik bir sahne ile yıllar sonra gözleri yaşlı şekilde evine dönüyor. Her tarafında küller bulunan, paslar, tozlar bulunan ejderha vatanına; Dragonstone’a dönüyor. Dragonestone’da yıllar sonra ejderhalar uçuyor. Ve harita odasına gelene kadar ağzını açmayan o muazzam kadın gene tek replikle benim burada kablosuz mouse’u hype’dan duvara fırlatmama sebep oluyor:

‘’Shall we begin?’’ (Başlayalım mı?)

 HOŞ GELDİN GÖNLÜMÜN EFENDİSİ HOŞ GELDİN!