Game of Thrones – Sakat Bir Tanrı: Brandon Stark

‘’Tonight is the night.’’ (Bu gece, o gece.)

Bu basit ama efsanevi alıntı Dexter dizisinden. Bu gece, o gece çünkü yedinci sezona artık merhaba diyoruz. Bu da yazı dizisinin son yazısı olacak. Dizinin en kritik karakterini son yazıya bırakmaya karar verdim. Çünkü balkondan atılmasıyla tüm Game of Thrones evrenini sarsan savaşı başlatan Brandon Stark’ın aslında dizideki görevi ve etkisinin bundan çok ve çok daha fazlası olduğu görmüştük. Göremediklerinize dikkat çekmek adına burdayım.

BRANDON STARK

 

Her ne kadar Bran’in en kritik karakter olduğunu söylesek de, karakteri son sezonda aşırı ilginç bir hal almış olsa da kendisi kesinlikle Arya’nın binbir yüz tanrılarındaki Rocky misali eğitimi kadar sıkıcı bir karakter oldu dizi başından beri. Ancak bu görüş bu sezon değişecektir. Eğer ki teori doğruysa The Wall’u (Duvar) inşa eden Bran The Builder ile Bran aynı kişi. Hatta Bran, Çılgın Kral Targaryen tarafından öldürülen amcası Bran Stark ile de aynı kişi. Yani Stark ailesinde Bran ismi birilerini onurlandırmak için verilmiyor. Aslında her Bran aynı kişi oluyor. Eğer bu doğruysa ki Bran Ak Gezenler ile olacak olan büyük savaşta onları yenmek adına en büyük anahtar oluyor. Dizi başından beri Winterfell’de en çok duyduğumuz deyiş:

 “There must always be a Stark at Winterfell.” (Winterfell’de bir Stark her zaman olmalıdır.) 

Bu deyimin de aslında tüm Starklara değil o ‘bir Stark’a, yani Winterfell’de hep varlığı devam eden Brandon Stark’a atfedilen bir söz olduğu düşünülüyor. Bu teorinin içine biraz girme vakti geldi.

Dizideki Üç Gözlü Kuzgun’un Brandon Stark olma ihtimali var. Bran’a bu kadar yardım etmek istemesi, ona bu denli ilgi göstermesi, onun geçmişi ve geleceği değiştireceğini bildiğinden dolayı hazır olmadan bir şeye sürüklemek istememesi. Misal; Hodor’un delirmesi dava için gerekli olan bir kayıptı ve üç gözlü kuzgun bunu biliyordu. Bran, Night King (Ak Gezenlerin ilki) tarafından damgalandıktan sonra Hodor olmasaydı ölecekti. Oradaki bir ilginç nokta daha Night King’in içeri girip de Üç Gözlü Kuzgun’u kendisinin özellikle öldürmesiydi. Sanki eliyle bulmuş gibi. Sanki damgalanmış gibi. Eğer Bran, üç gözlü kuzgun ise damgalandığı anda ağaçtaki yaşlı adamın da damgalanmış olması muhtemel değil mi sizce de?

Bran the Builder, The Wall’u inşa eden adam ve ayrıca Starkların ilk temsilcisi. Stark hanesini kuran kişidir. Gece Nöbeti adına duvarı inşa ettikten sonra Winterfell’i de inşa etmiş yerleşmiş ve Stark hanesini başlatmıştır. Tam olarak 8000 yıl önce. 8 bin yıl önceki Azor Ahai tarafından yenilen Ak Gezenler? Hatırlayan? Orayı gerideki iki yazıda bıraktık.

Bir başka teori de Mad King Aerys ile ilgili. Onun delirme anlarını Bran’ın görülerinde görmüştük ancak Çılgın Kral Aerys Targaryen’in neden delirdiği tam bir muamma. Aslında bunun gizemi de Bran ile aydınlanabiliyor. Bran, Hodor’un içine Warglanırken bunun şimdiki zamandan yaptığıyla farklı bir sonuç vereceğini düşünmedi. Çünkü onlarca kez Hodor’a Warglanmış ve hiçbir sorun çıkmamıştı. Geçmişteki Hodor’un aklına girmek ne kadar büyük sıkıntı olabilirdi ki? Ancak özel biri olmayan Wylis a.k.a Hodor, geçmiş ve gelecek arasındaki bu bağlantıyı kaldıramadı ve zihinsel olarak ‘kırıldı’. Bu da dizinin en acı sahnelerinden birine imza attı.

Bir başka sahneye geçelim. Tower of Joy sahnesinde Brandon, Ned Stark’a seslendiğinde merdivenlerden çıkan Ned, onu duyup arkasına dönüyor. Yani Brandon Stark, geçmiştekilerin içine Warglanabildiği gibi seslerini de onlara duyurabiliyor.

Çılgın kral Aerys, ömrünün son dönemlerinde sürekli ‘’Burn Them All! (Hepsini yakın!)’’ diyerek Westeros ve insanlarına zulm ettiği için Jaime Lannister tarafından öldürüldü. Jaime bunu anlatırken son dönemlerinde artık iyice zıvanadan çıktığını belirtiyor dizide. Peki ya Aerys, Westeros’tan ve insanlarından bahsetmiyorsa? Ya Bran ona bir şekilde sadece Ejderhalarla yok edilebilecek Ölüler Ordusu’nu gösterdiyse? Aerys’in beyni korkudan ve geçmiş-gelecek bağlantısından kırılmış olabilir ve hepsini yakın diyerekten ölüler ordusunu kast ediyor da olabilir. Hodor’u hatırlayın. Tek bir sözcük. Aerys’in delirme sebebinin Brandon Stark olması çok güçlü bir ihtimal.

Vee…AZOR AHAI! Evet. Brandon Stark, Azor Ahai olabilir. İkinci yazıda anlattığım son kahraman hikayesini hatırlayın. Bran, yolculuğun başında Ormanın Çocuklarına ve Üç Gözlü Kuzgun’a gitmek amacıyla yola Hodor, Meera, Jojen ve Kurdu Summer ile çıktı. Bu yolda çeşitli kişiler öldü çeşitli yaratıkların saldırısıyla. Efsanedeki gibi değil mi? Eğer tek canlı kalan Meera da ölürse Bran hikayedeki Last Hero olmuyor mu? Kehanetin diğer hükümlerine uymasa da Last Hero ve Azor Ahai’nin aynı kişi olmayacağını belirtmiştim gene aynı yazıda.

Bran, Lord of The Light yani Işığın Tanrısı olabilir mi? Kırmızı Rahibe’nin son sezonda Varys’e ne dediğini hatırlayın. Ateşte duyduğu seslerin kime ait olduğunu söylemesini isteyip, istemediğini söylüyordu. Bundan aşırı korkmuştu Lord Varys. Hep soğukkanlı kalan adamın şok geçirmesi anı. O ateşteki sesin sahibi Brandon Stark ise?

Aslında yukardaki her teori birleştiğinde Bran’in aynı anda her yerde ve hiçbir yerde olduğu gerçeği ortaya çıkıyor. Gerçeklikteki her şey Bran ile ilgili olabilir. Tüm dünyanın yaratıcısı ve kurtarıcısı olabilir. İki ucu tamamlanan Buz ve Ateşin şarkısındaki tüm enstrümanların sahibi olabilir. Göreceğiz.

Yazı dizisinin sonuna gelmiş bulunmaktayız arkadaşlar. Ben severek yazdım. Bu akşam Game of Thrones başlıyor. Işığın Tanrısı’nın ışığı ve gücü sizlerle olsun. İyi seyirler.

BAKMADAN GEÇME

Share this post