IBM’in Kognitif Bilgisayarı Watson Harry Potter Serisini Analiz Etti

IBM Watson Harry Potter Analizi

IBM’in kognitif bilgisayarı Watson ‘Harry Potter’ serisini analiz etti, kitap ve film arasındaki farkları ortaya koydu.

Yakın zamanda yeni kitabı ile çok konuşulan Harry Potter serisi IBM Watson tarafından analiz edildi. 2010 yılında Jeopardy (Riziko) yarışmasının iki şampiyonunu yenmesi ile tanınan ve son yıllarda yeni yetenekleri ile teknoloji dünyasında adından sürekli bahsedilen IBM’in kognitif bilgisayarı Watson, film izlemek ve kitap okumak konusunda da etkileyici becerilere sahip.

Film yönetmeni Ridley Scott ile çekilen videosunda Watson’un film izleme yetenekleriyle ilgili ipuçları veren IBM, Watson’ın yeni becerilerini göz önüne sermek için “Harry Potter” orijinal kitap serisi ve filmleriyle ilgili analizleri paylaştı. IBM Watson Araştırma Görevlisi Vinith Misra da Watson’ı kitaplar ve filmler arasındaki farkları bulmak için eğitti.

Yazılı metni analiz eden Watson; korku, neşe, güven ve açıklık gibi farklı tavırları belirleyebiliyor. Watson ayrıca, psikologların kişiliği test etmek için kullandığı en yaygın ve tercih edilen yollardan biri olan Beş Büyük faktör testini temel alarak kişilik özelliklerine göre değerlendirme yapmak için yazılı metni analiz edebiliyor. Test, şu beş nitelik yelpazesinde nerede bulunduğunuzu ölçüyor: Dışadönüklük, uyumluluk, sorumluluk, duygusal denge ve deneyimlere açıklık. Bu tavır ve kişilik değerlendirme yetenekleri, Watson’ın, “Harry Potter” karakterlerini analiz etmesine olanak tanıyor. Böylece Watson, “Harry Potter” karakterlerinin farklı özelliklerini sıralayabiliyor ve karakterlerin kitaplarda ve filmlerde ne kadar farklı olduğunu gösteriyor.

Voldemort ve Neville, Beş Büyük faktör kişilik testinin “deneyime açıklık” kısmında düşük sırada yer aldılar. Ek olarak, ikisi de duygusal denge konusunda eşit puan aldı. Neville, hem kitaplarda hem de filmlerde tüm karakterler arasında duygusal açıdan en dengesiz karakter olarak sıralandı.

Voldemort da duygusal açıdan dengesiz olarak üst sıralarda yer aldı.

Voldemort, duygusal açıdan çok dengesiz; genelde gizlice ortaya çıkıyor ve hep yürütmesi gereken bir ana planı var ve herhangi biri bunu mahvedebilir. Çocuğun etrafındaki herkesle ilgili bir sürü paranoyası var.

Harry de Voldemort ile benzer miktarda öfke gösteriyor.

 

Watson karakter sıralamasına göre Harry, öfke konusunda Voldemort’dan hemen sonraki sırada yer alıyor. Harry’nin sürekli olarak benzer karakter özellikleri paylaştığı Voldemort ile mücadele etmesi düşünüldüğünde, bu değerlendirme gerçekten çok şey ifade ediyor.

Ron, kitaplara kıyasla filmlerde daha fazla komedi öğesi işlevi görüyor.

Watson; Ron’u, kendisi, Harry ve Hermoine üçlüsü arasındaki en hafif karakter seçti. Ancak, Misra’nın söylediğine göre, Watson “kitaplar ilerledikçe ve işler daha karanlıklaştıkça, endişesinin birazından kurtulduğunu ve daha az arkadaş canlısı biri olduğunu” da ortaya koymuş.

Misra, bu ilerlemenin çok belirgin bir şekilde olmasa da filmlerde de görünen bir şey olduğunu ekliyor.

Hermione “iddialılık konusunda Voldemort’u gölgede bırakıyor.”

Hermione, öfke ve iddialılık konusunda üst sıralarda yer alıyor ancak karakterine uygun olarak, Watson’un ahlak değerlendirmesinde en yüksek puanı aldı.

Misra “Bu, Hermione’in güçlü bir kadın karakter olduğuna dair nicel bir örnek oluşturuyor” diyor.

Bir karakter olarak Ginny filmlerde zekâsını ve girişkenliğini kaybediyor.

Watson “zekâ” ve “girişkenlik” sıralaması yaptığında, Ginny, kitaplara kıyasla filmlerde daha alt sıralarda yer aldı.

Misra “Kitapta Harry’yi bekleyip durmuyor ve elinden geleni yapmak için uğraşıyor ancak [filmlerde] karakterini basitleştirmiş ve belirli özelliklere indirgemişler” diyor.

Snape’in kitaptaki hali çok öfkeliyken, filmdeki hali daha soğuk ve mesafeli.

Watson, Snape’in heyecan arayışı ve öfkesinin kitaplara kıyasla filmlerde “önemli ölçüde azaltıldığını” ortaya koymuş.

Misra “Kitaplardaki Snape kaçığın teki, bağırıp duruyor ve öfkelenmeye meyilli” diyor. “Filmlerde ise daha uzak ve mesafeli, dengesizliği daha çok tavırlarında ve performansında ortaya çıkıyor.”

Profesör McGonagall zekâ açısından tüm karakterlerden en üst sırada yer alıyor.

Bu sıralama kesinlikle nokta atışı gibi görünüyor ancak Watson aslında Hermione’i bu karakter listesinde ilk dörde koymamış. Bunun yerine, Snape ve Ron bu sıralamada ikinci ve üçüncü sırayı kaptırmıyor.

Watson, kitaptan filme geçişte en az bozulmaya McGonagall’ın karakterinin uğradığını ortaya koyuyor.

Liberalizm ve açıklık söz konusu olduğunda Hagrid en üst sırada yer alıyor ancak Watson, onun içinde yaşadığı depresyonu da ortaya çıkarıyor.

Kendisine yakın olan kişilerle içten bir şekilde ilgilenen, eğlenceli bir karakter olan Hagrid, Watson’a göre muhtemelen Hogwarts’tan atılması nedeniyle halen çektiği azabın bir kısmını ortaya koyabiliyor.

İşbirliği, sempati ve tedbirli olma konusunda en üst sırada Dumbledore yer alıyor.

Misra, Watson’un, Dumbledore’un filmlerde değiştiğini düşünüp düşünmediğini merak ettiğini söylüyor, çünkü birçok kişiye göre, Dumbledore kitaptaki haline kıyasla zen yaklaşımından daha uzak görünüyor.

Misra “Bunun verilere yansımadığını” söylüyor. “Nedeni ne mi? Bu değişikliklerin çoğu kendi ifadelerinde değil, aktörün seçimlerinde yer alıyor.”

BAKMADAN GEÇME

Share this post