Agents of SHIELD’ın on dokuzuncu bölümü bugün itibariyle yayınlandı. Beklenmedik büyük bir sürprize de sahip olan bölüm, sezonun geriye kalanıyla kalite olarak uyum gösterdi. Üstüne konuşacak güzel detaylar da bıraktı. Lafı daha fazla uzatmadan bu haftanın Agents of SHIELD detaylarına bakalım.

Agents of Shield 5. Sezon 19. Bölüm İncelemesi

Tutarsız bir Yo-Yo

Bu bölümde en aktif olarak gördüğümüz karakterlerden bir tanesi Yo-Yo idi. Fakat, bu kez Yo-Yo’yu bir operasyon içinde değil de, daha çok farklı ekip üyeleriyle hatta Mack ile bile sürtüşme halindeyken gördük. Öncelikle Yo-Yo’nun, Daisy ve bir süre ekibin başında olmasına yönelik sarf ettiği sözler oldukça sertti. Yo-Yo gibi bir karakterden daha olgun yanıtlar beklerdim açıkçası. Coulson ve aldığı kararlar üzerinden yaptığı eleştirilerin dozunu da kaçırdığını düşünüyorum. Bunun dışında Yo-Yo ayrıca May ve Coulson ile de geleceğe yönelik bilgileri yüzünden de tartıştı. Coulson’un ölmesi gerektiği vurgusunun her bölümde yapılmasına artık alıştık. Şimdi ise bu konuya biraz daha şüpheyle bakabiliriz. Yo-Yo’nun gördükleri artık başka olayların da gerçekleşmesiyle birlikte daha az anlam ifade ediyor. Son olarak Yo-Yo konusunu kapatmadan önce Mack ile yaşadığı tartışmadan da kısaca bahsetmek istiyorum. Yo-Yo’nun en büyük destekçisi Mack bile, hareketlerini artık doğru bulmuyor. Bu ikiliyi hep birbirlerine karşı korumacı tavırlarıyla görmüştük. Mack’in bile böyle bir değişim yaşaması ise Yo-Yo’nun gerçekten de çok karışık ruh halleri içerisinde olduğunu ortaya koruyor. Yaşadıklarına baktığımızda bu tavırları bir yere kadar anlayabiliriz. Fakat bu bölümde şu ana kadar takdir ettiğim Yo-Yo karakterini, genel anlamıyla göremedim.

Agents of Shield 5. Sezon 19. Bölüm İncelemesi

Daisy Çözüm Peşinde

Daisy ise bu bölümde karargâh içinde görmediğimiz tek karakterdi. Kendisi Coulson’u kurtarmak için Candyman’in yardımını istedi. Daisy’nin bu hamleleri Coulson’u yaşatmaya yönelik, evet bundan şüphe duymuyoruz. Fakat istemeden gerçekleştireceği birtakım olaylar gelecek konusunda ajanlarımızı kötü duruma sokabilir. Ayrıca bölümün sonunda Daisy’nin annesinin mezarını kazarken gördük. Muhtemelen Coulson’u kurtarmak için aktif bir çözüm arayışında. Bakalım bu olay nereye bağlanacak? Açıkçası bölümün son sahnesinde gördüğümüz bu olay beni merak ettirmeyi başardı.

 Agents of Shield 5. Sezon 19. Bölüm İncelemesi

Karargâhta Hayatta Kalma Mücadelesi

Gelelim bölümün asıl olayına, yani karargâhtaki hayatta kalma mücadelesine. Bölümün başında Talbot’un bir kodu tekrar ettiğini ve aslında karargâhın yerini sızdırdığını görmüştük. Bu sızdırma ise bölümün birdenbire ana mücadelesini oluşturdu. Coulson’un verdiği ani karar ise eğlenceli gözükse de büyük bir olaya sebep oldu. Karargâhın tüm kapılarının kapanması ve SHIELD üyelerinin içeride hapis kalması fikri, özellikle bölümün ana konsepti olarak oldukça başarılı bir seçimdi. Sıkışmışlık, dar alanlarda kalmışlık hissi çoğu zaman bir gerilim ve heyecan yaratmayı başarır. Bu bölümde de fikir başarılı bir şekilde bölümün geneline işledi. Güzel aksiyon sahneleri ile beraber, oldukça sert sahnelere de bu sayede kavuşmuş olduk. HYDRA’nın göndermiş olduğu ateşe duyarlı düşmanlar da bu fikri başarılı bir şekilde destekledi diye düşünüyorum. Özellikle bölümde bu anları büyük bir keyifle izledim.

Agents of Shield 5. Sezon 19. Bölüm İncelemesi

Talbot’ın Süper Kötüye Evrimi

Son olarak da büyük sürprizi biraz açmam gerekecek. Evet, Talbot’un özellikle son bölümlerde neden bu kadar çok göründüğünü artık biliyoruz. Belki de sezonun en büyük sürprizlerinden bir tanesi Talbot’un süper kötü Graviton’a dönüşmesi. Böyle bir değişimi asla beklemediğimi söylemem gerekiyor. Sezonun sonu gittikçe yaklaşırken, senaryoya böyle bir değişim gelmesi bütün gidişatı etkileyecektir. Özellikle Talbot’un kısa sürede gördüğümüz gücü büyük sorunlara yol açacakmış gibi duruyor. Bakalım bu başarılı şaşırtıcı gelişmeyi ilerleyen bölümlerde nasıl destekleyecekler? Yalnız, bu olayın gerçekleşmesine küçük bir eleştirim olacak. Talbot’un Gravitonium makinesine girene kadar süren sahne oldukça başarısızdı. Kelepçeli bir şekilde o odada kilitli kalmasını anlayabiliyorum. Ancak, özellikle de Jemma gibi akıllı bir karakterin Talbot’un eline kendisini bayıltabilmesi için EMP silah vermesi, ayrıca kelepçe anahtarlarını da cebinde taşıması kabul edilebilir değil. Senaryonun bu kısmında büyük çuvallamışlar. Açıkçası Agents of SHIELD’dan bu kadar büyük bir hata beklemezdim. Yine de karakterin gelişinin görkemli olduğunu itiraf etmeliyim.

Evet, Graviton’un diziye eklenmesiyle gidişat büyük oranda değişecektir. Tabii ki bu karakterin eklenmesi aklımıza hemen şu soruyu da getiriyor. “Dünyaların Yok Edicisi” aslında Graviton mu? Bu ve buna benzer yanıtları ilerleyen bölümlerde alabileceğiz.

Haftaya görüşmek üzere!