Çocukluğumuzun her kahramanı perdede ete ve kana bürünürken ciddi anlamda neye mesai ve para harcayacağımızı şaşırdık. Ne denirse densin geek olmak, nerd olmak için harika bir zaman. Pokemon, Güzel ve Çirkin, Aslan Kral ve Aladdin. Bir yandan da anime hayranlarına darbe üstüne darbe geliyor uyarlamalarla. Bu furyanın son eseri de çocukluğumuzun Arap gecelerine yeni bir dünya açan Aladdin. İlk duyurulduğunda Cin rolünde Will Smith seçimiyle bayağı tepki toplayan bu film beklentilerime ne kadar uydu? Beklentisizliğimde neyi değiştirdi?

Yepyeni Bir Dünya

Filmin başrolleri Aladdin ve Jasmine’i canlandıran Mena Massoud ve Naomi Scott’ın sempatikliği sizi direkt kendine çekiyor. Karakterlerin karizması çok ayarında. Aladdin’in can dostu Abu da inanılmaz tatlı bir karakter olmaya bu filmde de devam ediyor. Çizgi filmlerdeki gibi resmen. Aşırı gönülden seviyorsunuz bu küçük maymunu. Filmin atmosferi çizgi filmlerden geri kalmıyor. Özellikle Aladdin oyunlarından aşina olduğumuz birçok sahneyi gerçeğe döndürüp, seyirciye minik sürprizler yapmaları benim çok hoşuma gitti. Duvarda dönme sahneleri falan cidden etkileyiciydi. Bunlar dışında müzikal sahnelerin şaşaalı geçişleri, emek verilmiş olduğunu bize gerçekten hissettiriyor. Güzel ve Çirkin’de çok fazla beğenmediğim her şeyi bu filmde düzeltmişler.

Bunca minimal şeyin arasında en merak edilen iki unsur filmin kötüsü Jafar ve Cin olmuştu. Jafar’ın çok kötü olduğunu söylemeliyim. Rolünü ya yetersiz ya da anlamsız abartı olarak yapması gerçek anlamda göze bartıyor. Çok beğendiğimi söyleyemem. Filmdeki belki de tek ortalama karakter. Bunun yanında Will Smith ise o kadar parlamış ki onla ilgili tüm ön yargılarımı yıktı. Cin gerçekten komik, animasyondaki gibi, Robin Williams’ın efsanesinin yanına yaklaşmasa da onu en iyi şekilde onurlandıracak kadar bildiğimiz ‘Cin’. Uçan halı ve sihirli lambanın aynı sahnede filme girdiği anda itibaren filmin en sempatik iki karakteri bunlar oluyorlar. Uçan halı beni en güldüren öğe oldu. Onu da söylemeden geçemeyeceğim.

Arap Geceleri

Filmle ilgili söylenecek çok fazla söz yok aslında. Son dönemlere damga vurmuş ve üç seriyi birden kapatmış Naomi Scott gerçekten büyüleyici bir kadın. Power Rangers, Charlie’nin Melekleri ve Aladdin. Cameron Diaz değilse kimse yapamıyordu bunu zamanında. Filmde kostümlerle falan da çok ayrı bir seviyeye çıkmış. Oyunculuğu da gerçek bir Jasmine. Benim Will Smith sonrası en beğendiğim cast seçimi olabilir. Filmi de sevilebilir yapan ögelerden. Filmin müzikleri animasyonlardaki ihtişamına ulaşmıyor tabii. Bunu eksi hanesine yazabiliriz desem de efsanelerin tahtını sallamak kolay değil. Filme bu yüzden bir avantaj tanıyor ve bunu görmezden geliyorum.

Aladdin filmi genel olarak ele aldığımızda muhteşem bir film değil. Eleştirmen filmi kesinlikle değil. Ancak seyirciler ve sinemaya nostalji duygusuyla giden herkesi sinemadan A Whole New World’ü söyleyerek çıkaracak bir film çünkü ben filme girmeden önce Aladdin’i çok sevdiğimi ve çocukluğumda ne denli yer ettiğini unutmuşum. Çok sıcak duygularla çıktım sinemadan. Sizin için de aynı duyguların uyanacağına eminim. Sonuçta yaşadığımız şu günler çok karanlık günlere gebe olsa da henüz hayatımız enflasyona tamamen gömülmemişken bir geek olmanın tadını doyasıya çıkarabiliyoruz. Bu bazen yavru bir aslanın gözlerini açmasında oluyor, bazen mavi bir Will Smith gördüğümüzde bazense mutasyondan ağzı yüzü kaymış bir Sonic ile karşılaştığımızda. Ama günün sonunda içimizdeki çocuğa kahkaha attırabilecek bir şeyler elde edebiliyor olmamız benim hâlâ çok hoşuma gidiyor. Son öneri: Bu filmi izleyecekseniz sinemada izleyin. Esen kalın.