DC Comics ve Warner Bros ortaklığının sonucunda ortaya çıkan DC sinematik evreninin pek iyi gitmediğini biliyoruz. Peki Aquaman kurtuluş şansı olabilir mi?

Sonunda uzunca bir süredir beklediğimiz Jason Momoa ve Amber Heard’ün yer aldığı Aquaman filmi vizyona girdi. Peki bu film beklentileri ne kadar karşılıyor? DC’nin kötü gidişine baltayı vuruyor mu? Aquaman olmuş mu? Tüm bu sorulara cevap vermeye çalışacağız.

Hikaye

Öncelikle hikayenin gidişatından bahsetmek istiyorum. Aquaman başından sonunda, sağından soluna, tam anlamıyla bir orijin hikayesi filmi. Bunu bir eksi de olarak görebilirsiniz. Olması gereken bu da diyebilirsiniz. Film tam bir orijin hikayesi dedik ya, işte bu yüzden başı sonu belli, seyirciyi pek fazla şaşırtmayan bir şekilde karşımıza geliyor. Yani hikayeyi çok rahat bir şekilde, öyle pek de şoka uğramadan takip edebiliyorsunuz. Bu nedenle zaman zaman klişe ve sıkıcı anlar yaşanabiliyor. Yine benzer şekilde bazı sahnelere pek anlam da veremiyorsunuz. Ancak, bir başlangıç hikayesi olduğunu düşününce de bu klişelik olmak zorunda. Gerek çizgi romanlardaki hikayeler olsun gerekse de sinematik evren olsun bunlar olmadan ne yazık ki başlangıç filmi eksik kalıyor. Bu filmi rahatlıkla Iron Man 1, Captain America 1 veya Thor 1 ile karşılaştırabilirsiniz. Hikaye açısından hiçbir eksiği olmadığını göreceksiniz. Daha önce orijin hikayelerinin çok yapılması da böyle düşünmemizde etken tabii ki. Ancak, biz bu durumu bir eksi olarak görmekten çok zorunluluk olarak düşünüyoruz.

Aquaman incelemesi

Çizgi Roman, Karakterler ve Oyunculuk

İkinci olarak çizgi romanlara değinmek istiyorum. Aquaman’in orijini genel anlamda korunmuş. Sinematik evrene özel ufak değişiklikler yapılmış ama genel anlamda bir çizgi roman okuyucuysanız Arthur Curry’nin hikayesi size keyif verecektir. Aynı zamanda tam ters açıdan baktığımız zaman Black Manta ve Orm üstünde kritik değişiklikler yapılmış. Atlantis’in de geçmişi tamamen değiştirilmiş. Filmin hikayesinin ilerlemesi açısından zorunlu ve zorlama olmayan bir değişiklik olmuş.

Okumadan Geçme: Karakter Rehberi – Black Manta Kimdir?

Black Manta ve Arthur Curry düşmanlığının sebebi terse çevrilmiş ama bu kesinlikle kötü bir çevrim değil. Aksine, Arthur Curry’nin sadece süper güçlere sahip birinden kahramana dönüşmesi yolunda büyük bir öneme sahip. Black Manta ve Arthur düşmanlığının başlangıcına bakın, aynı zamanda filmin sonundaki Arthur’un yaşadığı değişime bakın. Çok daha anlamlı gelecektir. Black Manta’yı çok fazla görmüyoruz. Oyunculuk konusunda çok ön plana çıkmıyor o yüzden. Gördüğümüz sahnelerde de genelde maskeli o yüzden ikinci filme bırakalım. Jason Momoa ise kesinlikle (en azından benim için) beklentileri aşıyor. Evet, dürüstçe itiraf etmem gerekirse bazen göze batan sahneler oluyor. Genel anlamda Jason Momoa başarılı bir oyunculuk sergilemiş. Özellikle yaşadığı değişimi çok güzel oynamış. Mızrak macerası, Orm ile dövüşü gayet başarılı.

Aquaman incelemesi

Kral Orm için ayrı bir parantez açmak istiyorum. Çizgi romanlarda Orm’u farklı şekillerde gördük. Bu filmde de Orm karakter farklı bir iterasyonu olmuş. Filmin ana kötüsü olarak bize sunulmuş ama aslen bu karakter kötü değil. Bir de Patrick Wilson gerçekten muazzam oynamış. Tek başına çoğu sahneyi taşıdığını söylemek lazım.

Amber Heard’ün hayat verdiği Mera’ya da bakalım. Karakteri ve kişiliği çizgi romanlardaki gibi. Güçlü, ayakları yere basan ve etkileyici bir kadın. Arthur Curry ile tanışmaları değiştirilmiş. Bu değişikliğin neden yapıldığını anlayabiliyorum ama aynı zamanda biraz sıkıcı sahnelere de sebebiyet vermiş. Bunu da göz ardı etmemek lazım.

Görsellik ve Müzikler

Filmin en büyük artısı tartışmasız görseller ve kullanılan renkler. James Wan tam anlamıyla mükemmel bir iş çıkarmış ve harika bir Atlantis betimlemiş. Adeta görsel bir şölen olmuş. Arthur Curry ilk defa Atlantis’i görüyor, şaşırıyor. Biz de onunla birlikte şaşırıyoruz. Sadece Atlantis’e odaklanan ayrı bir film bile çekilebilir. O kadar detaylı, o kadar kapsamlı bir şekilde anlatılmış Atlantis. Tüm bunlara ek olarak deniz canlıları da muazzam olmuş. Atlantis kesinlikle filmin en en en büyük artısı.

Okumadan Geçme: Karakter Rehberi – Mera Kimdir?

Müzikler de en az görseller kadar başarılı. Her ne kadar biraz alıştığımızın dışında bir müzik kullanımı olduğunu fark etsek de, James Wan kesinlikle başarılı seçimler yapmış. Filmi izlerken (ilk defa ya da ikinci defa) kesinlikle bu konuya dikkat etmenizi öneririm.

Sonuç

Aquaman yukarıda da dediğimiz gibi klasik bir orijin filmi. Bu nedenle klişe sahneler oluyor ve bunu kabullenmemiz lazım. Ancak aynı zamanda muazzam bir Atlantis bizlere sunuluyor. Bunlara bir de Patrick Wilson’ın başarılı oyunculuğunu katınca ortaya ortalamanın üstünde bir film ortaya çıkıyor. Başlangıç filmi için de kesinlikle geçer not aldığını söylememiz lazım.

Son olarak, Wonder Woman’ı da düşününce DC Sinematik Evreni’nin yeni üçlüsünden ikisi netleşti. Batman, Superman ve Wonder Woman üçlüsü artık yok. Aquaman ve Wonder Woman kesinlikle ilk iki isim olarak karşımıza geliyor. Shazam da çok büyük ihtimalle bu ekibi üçleyecek.