Oliver Queen’in belediye başkanı, süper kahraman ve baba olmak arasında üçe bölündüğü Arrow tam gaz devam ediyor. Tahmin edebileceğiniz gibi bu üçünü bir arada götürebilmesi neredeyse imkansız. Üstüne geçtiğimiz bölümde Green Arrow olup olmadığı sorgulanmaya başlayınca Oliver birkaç adım geri çekilmeye karar verdi. Böylece liderlik koltuğuna John Diggle’ın oturmasına şahit olduk. Yalnız hepimizin kafasını karıştıran ve işleri çıkmaza sürükleyen birçok detay var.

Öncelikle asıl meseleden başlayalım, o da Arrow ekibindeki değişim. Oliver peşindeki basın ve FBI’dan kurtulmak aynı zamanda oğluyla zaman geçirmek istiyor. Bu yüzden de geçtiğimiz bölümde Green Arrow kostümünü ve ismini John Diggle’a emanet etti. Yalnız bilmediği bir şey var, o da Diggle’ın ciddi problemler yaşadığı. Daha önce Diggle ve Dinah’ın konuşmalarına defalarca şahit olduk. Koluna gelen şarapnel yüzünden Diggle istediği gibi isabetli şekilde nişan alamıyor. Bu da sahada probleme dönüşüyordu. Bu bölümdeki problem ise kolunda zarar gören sinirler değil de, liderlik becerileri oldu. Tam asıl problem kafamdan giderek silinmeye başlamıştı ki bölümün finalinde asıl sorunlu dönemin daha başlamadığını anladık.

Kafamda birkaç soru işareti var. Öncelikle John neden bu gerçeği gizleme konusunda bu kadar istekli anlamıyorum. İş sadece gurur meselesi mi yoksa insanların güvenini sarsmamak mı? Sonuçta o da bir insan. Kendine bu denli yüklenmesini son derece gereksiz buluyorum. Öte yandan bir süredir görmediğimiz Lyla nasıl olur da böyle bir problemi fark etmez? Tamam her daim evde değil bunu anlayabiliyorum. Fakat kırk yılda bir de görse insan kocasında bir problem olduğunu fark eder diye düşünüyorum. Onun yerine sorunu anlayan ilk insanın Dinah olması gerçekten saçma. Bu da beni diğer soruma getiriyor. Neden bilmiyorum ama senaryo garip bir şekilde John ve Dinah’ı yakınlaştırıyor gibi hissediyorum. Dinah her yeni bölümle birlikte sorunu fark eden, sırrı saklayan ve John’a destek çıkan insan rolünü üstleniyor. John da kendisine hesap sorulmasından rahatsız olsa da, birinden ilgi görmek hoşuna gidecektir elbet. Bu hikayenin sonu takım içinde bölünmeye veya bir aldatma hikayesine dönüşecek diye rahatsızlık duymaya başladım doğrusu. Öte yandan John’un bu problemini ekipten başka kimsenin fark etmemesi de büyük saçmalık. Green Arrow’un yeteri kadar ok kullanmadığı fark ediliyor ama John Diggle’ın son zamanlarda hiç ateş etmediği fark edilmiyor. Bu da böyle bir dünya işte.

Hikayemizin geri adım atan kahramanı Oliver’ın ise hala işi başından aşkın. Halletmesi gereken çok fazla mesele var. Belediye başkanı olmak zaten zor bir iş. Üstüne belediye başkanlığını üstlendiğiniz şehir Star City olunca poponuzun üstüne oturacak kadar bile zamanınız olmuyor. Bu adam ne ara yemek yiyecek ve uyuyacak zaman buluyor hayret ediyorum. O tüm bunların yanında bir de iyi bir baba olmaya çalışıyor.

Senaristlerin William’ı nasıl şekillendireceğini gerçekten merak ediyordum. Uzun süre Oliver’dan uzak durmasından ve konuşması zor bir karaktere dönüşmesinden korkuyordum. Allahtan o şekilde ele almıyorlar. Annesini kaybetmiş, yeni bulduğu babasını da kaybetmekten korkan bir çocuk az önceki senaryodan çok daha gerçekçi. İlk bölümdeki “kötü adam nerede” diyalogundan sonra bu noktaya gelmiş olmaları da güzel. Yine de o sahnenin biraz gereksiz biraz da kalp kıran bir sahne olduğunu söylemem lazım.

Tabii bunları bir kenara koyarsak William ve Felicity’nin sahnesi oldukça hoştu. Arrow’da en sevdiğim detaylardan biri dizideki en zeki karakterin bir kadın olması. Alışılmış kalıpların dışına çıkıp, karakteri bu kadar sevdirebilmeleri fazlasıyla hoşuma gidiyor. Oliver’ın her sorunda koştuğu karakter,n Felicity olması da güzel. Zaten onun William’la iyi bir ilişki kurabileceğinden şüphem yoktu. İki dakikada Queen erkeklerini dize getirdi, tebrik ediyorum kendisini. Oliver ve Felicity’nin yeniden bir araya geleceği de zaten belliydi. Hele önceden çıkan haberlere bakılırsa sadece bir araya gelmekle de kalmayacaklar. Çok spoiler vermemek adına bu noktada susuyorum.

Oliver’ın FBI meselesi maalesef fazlasıyla uzayacak gibi görünüyor. Normalde böyle bir gelişmeden pek rahatsızlık duymam. Çünkü eğer bir şehirde senelerdir yasa dışı bir kahraman iş yapıyorsa, FBI’ın bu işi araştırmaması saçma kaçar. Ancak hikaye akışı çok gerçekçi ilerlemiyor. Gelen özel ajan işi Oliver Queen ile şahsi bir mücadeleye çevirmiş durumda. Üstelik bu kadar önemli bir meseleyi tek bir kişinin araştırması da garip. Eğer FBI devreye girecekse tam güç girmeliydi. Bu mesele Green Arrow’la da sınırlı kalmamalı. The Flash, Supergirl, ATOM bunların gerçek kimliklerini bulmak istemeliler. Hikaye ancak o zaman gerçekçi bir hal alabilir. Aksi halde bir FBI ajanı kafayı Oliver Queen’e takmış gibi görünüyor.

Değinmeden geçemeyeceğim bir şey daha var. O da ilk beş sezonda yer alan flashbacklerin gidişi. Şunu açık açık söyleyeceğim: Arrow’daki flashback sahnelerini hiçbir zaman ilgi çekici bulmadım. Arada çok az merak uyandırmayı başaran olaylar yaşanmadı değil. Buna rağmen dizinin hikaye akışı bozduklarına inanıyordum. Altıncı sezonda flashbacklerin gitmesi beni en fazla sevindiren detay oldu. Bu haliyle çok daha akıcı ilerliyor dizi.

Arrow’da İç Savaş

Son olarak tekrar başa dönmek istiyorum. John Diggle’ın liderliği devralması ve takımda oluşan sorunlar… Yaşanan problemli görevin ardından Rene’nin direkt Oliver’a gitmesi bence gelecek bölümlerde yaşancak çatışmanın habercisiydi. Sahadaki görevler sorunsuz ilerlediği sürece bir çatlağın büyüklüğü fark edilmeyecek ancak John’un kullandığı o mucizesi aşı her neyse, o net bir şekide iç çatışmaya neden olur. Diggle’ın yaşadığı problemleri Oliver ve ekiple paylaşmaması başlı başına büyük bir güven problemi. Üstüne bunu görmezden gelmeyi tercih etmesi, ne olduğunu bilmediğimiz bir kimyasal kullanması… Sanıyorum bu kimyasala bağımlı olması veya kendini devamlı sağlıklı hissetmek istemesi kaçınılmaz olacak. Bu sezonda Arrow usulü bir Civil War görebiliriz gibi geliyor. Şimdilik takımlar nasıl bölünür bilemiyorum. Felicity’nin Oliver’ın yanında yer alacağını tahmin etmek zor değil. John’u ilk şikayet edenin Rene olduğunu düşünürsek bir üçlü otomatik olarak oluşuyor. Karşıda ise John, Dinah ve Curtis kalıyor. Her grupta bir lider, bir kas gücü ve bir teknoloji uzmanı olacak şekilde gruplaşabilirler. Umarım John Diggle bir an önce kendine gelir de, böyle şeyler görmek zorunda kalmayız.

Haftaya Arrow’un yeni bölümünde görüşmek üzere.