2017’nin ağustos ayında DC, kendi evreni için önemli ve büyük bir olay olan Dark Nights: Metal’i yayınlamaya başladı. Bu büyük olayın yazarının, daha önceden Batman serisiyle harika işler başaran Scott Snyder olacağını duyunca daha bir heyecanlanmıştık, doğal olarak. Yanılmadık da zaten, ilk sayısıyla birlikte çok beğenildi bu iş. Ama şimdi, işin başarısı dışında başka bir şeye değinmek istiyorum. Bu güzelim serinin içinde bize Batman’in yedi farklı karanlık versiyonunu tanıttılar ve benim bunu sizlerle paylaşmak istiyoruz. Sizin de bu Batman tasarımlarına bayılacağınıza eminim. Kabuslardan fırlamış bu Batman türevlerini incelemeye başlamadan, her birinin kendine ait tek sayılık maceralarının çıktığını belirteyim.

Batman'in 7 Karanlık Versiyonu

1. The Murder Machine

The Murder Machine, açıkçası tasarımına bakınca en az seveceğimi düşündüğüm Karanlık Batman versiyonuydu. Ruhsuz bir yapay zeka hikayesi veya zengin olan Bruce Wayne’in aşırı teknolojik bir zırh yaptığı, klişe bir hikaye bekliyordum. İşler hiç de beklediğim gibi olmadı; arkasından trajik ve etkileyici bir yapay zeka hikayesi çıktı. The Murder Machine, Bruce’un Cyborg yardımıyla yarattığı bir yapay zeka. Çok fazla spoiler vermeden anlatmak gerekirse; bu yapay zeka, sahibini korumak, hatta onu da kendi bünyesine katmak uğruna seri cinayetler işleyebilecek bir manyak.

Batman'in 7 Karanlık Versiyonu

2. The Drowned

Kendisi, bu kötü Batmanler arasında tek kadın ve kesinlikle en vahşilerinden biri. Bryce Wayne, namı denizleri aşmış bir korsanken Atlantis’den haberdar oluyor ve duyduğu ilk andan itibaren orayı fethetmekle kafayı bozuyor. Takıntılı bir arkadaş anlayacağınız. Aquawoman’la, Atlantis için yaptığı savaş sonrasında galip gelir ve tüm dünyayı suya gömer. Bu kadından korkmayıp da ne yapalım?

Batman'in 7 Karanlık Versiyonu

3. The Red Death

The Red Death, güçlerini şu sıralar dizisiyle popüler olan The Flash’ten alıyor. Adaletle kafayı bozmuş arkadaşımız Bruce Wayne, Flash’i arabasının önüne zincirleyip – bakın burası şaka değil- bir güzel güçlerini çalmayı başarıyor. Tabii yeterli hazırlığı yaptığından bu işler Batman için çocuk oyuncağı.

Batman'in 7 Karanlık Versiyonu

4. The Merciless

The Merciless, intikam ateşinin küllerinden doğuyor diyebiliriz. Sevdiği kadın olan Diana’yı (Wonder Woman) kaybeden Batman, Yunan savaş tanrısı Ares’i alt ederek onun güçlerini ele geçiriyor. İntikam alma hırsıyla gözü dönmüş olan bir Batman’le karşılaşmak istemeyiz sanıyorum ama böyle uzaktan okuması gerçekten keyifli.

Batman'in 7 Karanlık Versiyonu

5. The Dawn Breaker

Bruce’un gözleri önünde ailesinin öldürüldüğü o ikonik sahneyi ve sonrasında yarattığı travmayı hepimiz biliyoruz sanıyorum. Şimdi düşünün ki Bruce, tam o cinayetin sonrasında Green Lantern yüzüğünü takmaya hak kazanıyor. Tahmin ettiğiniz gibi ilk yaptığı iş, yüzüğün gücüyle katili cezalandırmak oluyor. Kariyerine cinayetle başlayan bir kahraman, haliyle kısa sürede içini nefret saran bir kötüye dönüşüyor. Elinizdeki gücü kötüye kullanırsanız sonuçları böyle kötü oluyor ne yazık ki.

Batman'in 7 Karanlık Versiyonu

6. The Devastator

Batman’in her durum için bir planı vardır, bunu herkes bilir. Bu planların bir kısmı ne yazık ki büyük riskler taşıyor. Batman, Superman’le karşı karşıya gelmek zorunda olduğu bir durum karşısında, onu durdurabilmek için Doomsday serumunu kullanıyor. Kısa sürede The Devastator’e dönüşen Batman, arkadaşını katlediyor ve geri dönülemez bir yola giriyor. İşte, rekabet hırsı böyle tehlikeli olabiliyor zaman zaman.

Batman'in 7 Karanlık Versiyonu

7. Batman Who Laughs

İşte geldik beni favori versiyonuma. Batman Who Laughs için Batman ve Joker’in karışımı diyebiliriz. Yukarıda bahsettiğimiz, tüm bu kabustan kaçma Batmanleri toplayıp bir araya getiren kişidir kendisi. Batman’in yetkinlikleri ve Joker’in deli zekasının birleşimi o kadar tehlikeli ki, gerçekten okuyup tadını çıkarmanız lazım.