Merhaba! Devil May Cry 5’in duyurulması şerefine sizler için bir Devil May Cry tarihçesi hazırladım. Tarihçe yazıları süresince serinin geçmişinde neler oldu, yapım süreçleri, yönetmen değişimleri, transferler, inişler çıkışlar, aşk, tutku, macera, entrika… hepsini birlikte işleyeceğiz. Bu bölümde serinin yaşadığı inişli çıkışlı 17 yıllık tarihini ele alıyoruz. Başlayalım.

Şeytanlar da ağlar…

Capcom Hideki Kamiya önderliğinde Stylish Action türünü yaratırken olayların bu noktaya geleceğini düşünmüş müydü acaba? Şeytanlar, kendini melek sanan şeytanlar, yarı-şeytanlar ve insanlığını yitirmiş insanların güç ve değer çatışmasını 17 yıl boyunca heyecanla takip ettik ve 17 yılın sonunda sanırım her şey yeniden yoluna girecek. Çünkü Devil May Cry evine, Capcom’a geri döndü.

Devil May Cry serisi her oyununda bizleri duygusal bir karışıklığa sürükleyen bir seri oldu. İlk oyun yeni bir oyun türüne öncülük edecek kadar özgün ve kaliteliyken, Devil May Cry 2 büyük hayal kırıklığına yol açmıştı. Daha sonra Capcom irtifa kaybeden serilerin kurtarıcısı olan “prequel” yani geçmişte geçen bir hikayeye odaklanma kararı aldı ve Devil May Cry 3‘te bizi Dante‘nin gençliğine götürdü. Devil May Cry 3 oyunseverler tarafından hâlâ serinin en iyi oyunu kabul edilen ve bizleri oldukça mutlu eden bir oyundu. Ardından Devil May Cry 4 ile yine oyuncular ikiye bölündü. Yeni karakter Nero -ki güvenilir kaynaklara göre kendisi Dante’nin ikiz kardeşi Vergil‘in oğlu- bir kısım hayranlar tarafından pek sevilmedi. Öte yandan Nero’nun Devil May Cry’a getirdiği yeni mekanikler ve yeni güçler bizleri oldukça mutlu etti.

Bu Kasaba İkimiz İçin Fazla Küçük Dostum

Bütün bunlar yaşanırken, ilk Devil May Cry’dan sonra Capcom tarafından projeden uzaklaştırılan, serinin yaratıcısı Hideki Kamiya yine Capcom için Viewtiful Joe ve Ōkami gibi klasikleşmiş iki oyunu yönetti. Ancak kendi yarattığı seriden Capcom tarafından uzaklaştırılmış olmaktan duyduğu şaşkınlık ve üzüntüyü de her fırsatta dile getirdi. 2008’de kendi oyun şirketi PlatinumGamesSega ile anlaştı ve Kamiya 2009’da Bayonetta‘yı yazıp yöneterek “bakın arkadaşlar, bu oyun türünü ben yarattım, akıllı olun” mesajını verdi. Sonrasında NieR: Automata‘ya kadar uzanan bir başarı öyküsü var, bunu bir başka yazıda inceleriz.

Bakmadan Geçme: Devil May Cry 5 Kesinleşti

Derken Capcom seriyi beklenmedik bir şekilde son yılların yükselişte olan firması Ninja Theory‘ye emanet ederek oyun evrenini sıfırlamaya karar verdi ve bizlere DmC: Devil May Cry sunuldu. Ninja Theory’nin estetik anlamda seriye yaklaşımı Devil May Cry hayranları tarafından net bir şekilde beğenilmedi diyebiliriz. Gerek oyunun mitolojisine, gerek karakterlerin görünümü ve kişiliklerine yapılan değişiklikler, batıya hitap etmeye çalıştığı her halinden belli olan ve bol miktarda küfür içeren diyalog tercihleri gibi faktörler oyunun Devil May Cry hissi vermesine engel oluyor gibiydi. Kişisel fikrim DmC: Devil May Cry’ın oldukça iyi bir hack’n slash oyunu olduğu, ancak kesinlikle iyi bir Devil May Cry oyunu olmadığı yönünde. DmC’nin aldığı negatif tepkilerden sonra Devil May Cry serisi ciddi bir sessizliğe büründü.

Hocam Sizin Kılıç Kaç Vites?

Ve nihayet, Devil May Cry 4’ten tam 10 yıl sonra, Dante evine döndü ve Capcom Devil May Cry 5‘i duyurdu. Şimdilik oyunun hikayesi hakkında sadece tahminlerimiz var elbette, ancak Dante ve Nero’yu yeniden görecek olmamız bile heyecan verici. Tanıtım filminden gördüğümüz kadarıyla Nero Devil Bringer adlı şeytani kolunu kaybediyor ve Nico adlı hanım kızımız kendisine yeni robotik kollar yapıyor. Nero’nun kolunu koparan kişinin kim olduğunu tespit etmek içinse videoyu kare kare inceledim ve Vergil olduğuna 99.9% eminim diyebilirim. Eğer Capcom çok büyük bir şaşırtmaca yapmazsa, nihayet Nero ile Vergil arasında tam olarak nasıl bir bağ var öğrenebileceğiz. Zaten Devil May Cry 4’te fena halde havada kalmış, sanki daha o günden DmC5’in yapımı başlamışçasına bir gizem vardı bu konuda. “Herhalde Vergil’in geri dönüşü ve Dante-Nero ikilisiyle karşılaşmasını da 2010 civarı oynarız” diye düşünüyordu on yıl önceki saf ve genç dimağım.

Devil May Cry 5’te Nero da motorlu, gazlanabilen kılıcı Red Queen ve çift namlulu altı (ya da oniki?) patları Blue Rose ile geri dönüyor. Tanıtımda en çok merak edilen ve dikkat çeken nokta oyunun oynanış stilinin eski oyunlara sadık kalıp kalmayacağıydı ve kalmışa benziyor. Nero şeytani koluyla yaptıklarını bu kez robotik koluyla yapıyor ve içindeki şeytanı da biraz daha kabullenmişe benziyor. Vergil ise Nero’nun kolundan ne istiyor, hep birlikte göreceğiz. Kol dışında istediği şey genellikle daha fazla güç olduğu için, özel olarak Nero’nun koluyla ne işi var onu merak ediyorum.

Araştırmaya D-D-D-Devam

Tarihçemizin ilk kısmını burada noktalıyorum. Genel olarak süper gizli, bilinmedik şeyler anlatmaktan ziyade son oyunu çıkalı 10 yıl olmuş bir seride ufak bir hatırlatma yapmak amacıyla bu yazı serisini hazırlıyorum. İkinci bölümde biraz daha işin mutfağını ve oyunun yapım kadrosunu inceleyeceğim. 2019’a kadar içimizdeki şeytana ve robotik kollarımıza mukayyet olmamız dileğiyle.