Savaş sonrası kutlama ateşlerinin dumanı yerine, yanan cesetlerin dumanında boğulduk. İçkiler her yeri ıslatacak derken denizde boğulduk. Üçüncü bölümü beğenmedik derken, dördüncü bölümün ‘Shakespeare’ane havasına büründük. Game of Thrones gerçekten bu bölüm gibi olmalıydı çoğu zaman. Ancak gene de olmuyor yine de olmuyor.

Bir süre öveceğim bazı şeyleri. Sonra övdüğüm şeyleri de eleştireceğim. Çünkü her ne kadar kaliteli tuğlalar olsa da çürükler göze batıyor fazlasıyla.

Gidene Ağıt ve Sır Kalamayanlar

Geçen bölüm binlerce ölüm yaşandı. Karanlıklar arasında göremediyseniz diye hatırlatmak istedim. Bu bölüme veda ile başladık. Yüreğime ağırlık çökmedi desem yalan olur. Jon’un konuşması, herkesin tek tek vedası derken… Ufaktan biz de vedaya hazırlanıyoruz bir yerde. Böyle sahneler ekstra üzüyor o yüzden. Edd, Theon, Jorah, Lyanna Mormont… Ölüler yeniden kalkmasın diye dumanlar sardı etrafı. Ölüler ile iş bitince konu gene taht kavgasına geldi. Sanırım Osmanlı bile böyle boğazlamamıştır birbirini.

Jon inanılmaz muazzam kararlar vermeye devam ediyor. Şaşkınmış gibi davranmayacağım. Alıştım. Targaryen sırrını bir anda tüm Stark ailesine ordan da Tyrion ve Varys’e söylemiş oldu durup, dururken. Sansa’nın bu koca bilgiyi Tyrion’a çıtlatması da ayrı bir abes ile iştigal. Herkesin psikolojisinin bozuk olmasına veriyorum bu kararları çünkü artık gerçekten anlamamaya başladım. Bölümün ilerleyen sahnelerinde Varys’in sadakatinin Jon’a kaymasına ve Tyrion’ın ise barış için yalvarırcasına bir çabasına tanık oluyoruz. Gerçek taht oyunlarının asıl varisi Littlefinger ölünce Varys’e hasret kalmıştık. Dany’e ihanet gelecek gibi duruyor ancak bu her kralı indiren Varys ile mi olur yoksa barış için ihaneti göze alacak olan Tyrion ile mi olur orasıyla ilgili pek emin konuşamıyorum. Şu aşamada Bronn bile King’s Landing içinde bir toprak için vurabilir. Ama şu bir gerçek ki dizide şu an Dany’nin kraliçeliğini isteyen tek majör karakter kendi ejderhası olabilir.

Deli Kraliçeler

Geçen hafta Cersei’ye eblek suratlı dediğim için özür dilerim. Ruh hastası şarap manyağı bu hafta sahneye çıkarak bu diziyi var eden kişi olduğunu bana hatırlattı gene. Hâlâ eblek olduğunu düşünsem de dizide strateji uygulayabilen tek insan. Tek hükümdar. Ölülere tüm düşmanlarını yem eden, şehrin her tarafını oklarla döşeyen, muhteşem gemiler inşa eden (aynı şekilde dev oklarla dolu), şehre iki ejderha ile gelip kolay teslim alacağını zanneden Dany’in Ejderhalarından birini denize gömen, tüm Targaryen filosunu da paramparça eden, yufka yürekli olduğunu bildiği ekibe inat tüm masum insanları kalenin içine savunma bahanesi ile iteleyen…wow. Tüm masumları öldürmeden bu şehri alamayacaksınız mesajı. Ne muhteşem bir delilik ama! Bunları görüp de her adımına hayran kalıyorken, 5 bal 1 Polen reklamlarındaki gibi atacağı golü son dakikada attı resmen. Kendisine yalvaran Tyrion’ı yaşlı gözlerle izleyen Cersei’den bir yufka yüreklilik beklemedim ama Grey Worm ve Dany önünde Missandei’nin kafasını uçurmak mı? Joffrey’nin annesi olduğunu anlamak için DNA testine gerçekten ihtiyaç bırakmadı. Öyle zekice hamleler yaptı ki Euron’un kendisine bağlılığını arttırmak adına bir bebeklerinin olacağını söyledi. Bebeğin Jaime’den olduğunu biliyoruz. Bu bebeğin doğmayacağını da. Jaime’nin Winterfell’den ani yola çıkışı da buna bir gösterge aslında. Daha fazlası için Valonqar’ı yazdığım diğer yazılarıma bakabilirsiniz. Özetle, Cersei adına konuşmam gerekirse şu seviye bir doğru hamleyi herhangi bir dövüş oyununda yaptığınız zaman karakter karşı tarafın omurgasını çıkarıp, çiğniyor özel hareket olarak. Ben hayran kaldım.

Öte yandan Dany ise çocukluk ver ergenliğini sakin geçirse de tüm sıkıntıları gün yüzüne çıkıyor artık. Ailesizlik, vatansızlık, milletsizlik, yalnızlık, kayıpların ağırlığı. Ağır geldi kendisine. Ailesinin ‘Deli’ mirasını taşıdığına ikna olmamıza gerek yok artık. Missandei’nin kafasının koptuğu sahnede gördük artık. King’s Landing’i Cersei’nin başına yıkacak bir dahaki bölüm. Onlarca masum insanı da. Kendi de belirtti ki diktatörlerin sonunu getirmek için her bedeli ödemeye hazır. Tüm yakın müttefiklerini kaybediyor tek tek. Jon’a Targaryen sırrını koruması için yaptığı konuşma bile bize gösteriyor ki bu dizi mutlu sonla bitmeyecek. Herkesin korktuğu sona ilerliyoruz. Dany’nin muhtemel ölümü. Benim şu aşamada tahminim bu yönde. Bir zafer olacaksa gerçekten Jon’un krallığı ya da Sansa’nın kraliçeliği ile sonlanacak. Dizinin paramparça olmuş insanlara zaafı var. Ancak kesinlikle bu delilerden biri olmayacaktır. Gene de rekabetlerini ve kafa kafaya girişmelerini izlemek inanılmaz keyif veriyor.

Hoş Geldin Game of Thrones Senaryoculuğu Bebek

Ben güzelce yazılmış bölümlerin hastasını olduğumu söylemiştim. Şu noktadan sonra Brienne’in seks yapmasıymış, Gendry’nin reddedilmesiymiş ciddi anlamda umrumda değil. Satır döşememe değmez. Aynı bölüm kendi içinde cenaze, kutlama, ali cengiz oyunları, savaş, sürpriz ve ölümü barındırdığı zaman hangi dizide olduğumu anlıyorum gerçekten. Rheagal’ın son çığlığı gibi artık bizim de mutlu sona ait umutlarımızın son çığlığı bu bölümler. Tyrion, Varys, Jon ve Sansa’nın neler yapacağı çok ilginçleşti benim adıma. Arya ve Tazı’nın gene beraber yola çıkmaları da çok tatlı bir nostalji oldu. En sevdiğim sahnelerin mimarları oldular hep. Ölümler kalımlar ne olur nasıl olur bilinmez ancak Arya ve Tazı’nın sonları da mutlu olacak gibi gelmiyor. Hiç değilse Tazı’nın öleceğine eminim. Ancak Arya’nın bundaki rolü ne olacak? Bence Dağ’ı öldürdükten sonra fazlasıyla yaralanan ya da alevler içinde kalan Tazı’ya merhamet ölümü verecektir diye düşünüyorum. Hak ettikleri son bu.

Hala Çok Kötü Sezon: Karakter Katliamı

Bölümün genel havasını çok sevsem ve hype içinde ölsem de karakterlerin tutarlılıklarının gitmesi beni çok rahatsız ediyor artık. Sansa’nın anlamsız derecedeki görümceliği ve Dany’e olan bu nefreti. Ned’in onlarca yıl tuttuğu sırrı bir dakika tutamaması, Varys ve Tyrion’ın savaşlarda masum insanların ölebileceğini bir türlü anlayamaması ve senaristlerin sezonlarca Dany’e yaptıkları. Tüm karakter yapısını paramparça ettiler onu deli edeceğiz diye. Yapmaması gereken şeyleri yaptırıp, anlamsız derecede kalpsiz bir şekle soktular. Sansa bir şeyler öğrendi diye bekliyorsun ancak hâlâ Joffrey ile evlenen moronun orda durduğunu hatırlıyorsun. Hani gelişmişti bu karakter? Jaime’nin sadece Brienne ile sevişmeye Kuzey’e gitmesi ve geri King’s Landing’e gitmesi eğer Cersei’yi öldürmek için değilse yazık olacak. Onun karakter yapısını parçalamaları beni sadece üzer. Çok emek verilldi. Aynı şekilde Varys’in ani bir karar ile Dany’den Jon’a atlıyor olması? Yıllar boyu sadakati sonrası. Mantıklı değil. Gerçekçi değil. Her ne kadar ateş tanrısının diğer hizmetkarı olarak Dany’nin ölümüne sebep olacağına inansam da Dany’i öldürme planları falan…biraz uçuk. Neyi sevip, sevemediğim konusunda da kafam karışık. Ancak sızan senaryoların doğru olması beni üzüyor.

Haftaya görüşmek üzere.