Şimdi ilk Türk Netflix dizi projesi deyince herkes az buz bir heyecanlandı. İlk sezonu geldi sonra. Fena da iş çıkmamıştı. Mazhar karakteri güzeldi. Hakan, Zeynep, Leyla iyiydi. Dövüş sahneleri, yan karakterler falan ciddi anlamda gelecek vaad edebilen bir dizi olduğunu düşündüm Hakan: Muhafız işinin. İkinci sezonu geldi sonra. Oturdum izledim. Hayatında çok fazla pişmanlığı olan bir adam olaraktan bunlardan bir tanesini daha listeye eklemek beni yaralıyor.

MANTIKSIZLIK FESTİVALİ

İlinci sezon başlar başlamaz inanılmaz bir mantıksızlık furyası sizi alıp, götürüyor. Başta Çağatay Ulusoy olmak üzere herkes felaket rol yapıyor. Leyla karakterini oynayan Ayça Ayşin Turan hariç. Hazar Ergüçlü de kendi standardını ortaya koymuş ancak yeni gelen yan karakterler felaket ötesi felaket. Dizinin İstanbul’un tarihi yerlerini göze sokacağız ısrarı artık iyice göze batmaya başladı. Hele ölümsüzlerle köprüde bir silahlı çatışma var ki dillere destan. Abi adamlar ölmüyor belli ki. Göz göre göre silahlı çatışıp, ölmek salaklık değil mi? Dizinin en mantıksız sahnesi bu bile değildi ama. Gerçekten bu konuda standardı öyle bir aşağı çekmişler ki daha saçma bir sahne olamaz dedikten sonra bile oluyor.

Çağatay Ulusoy’un felaket ve rolüne inanmayan halinden bahsetmiştim. ‘Ben muhafızım’ diye dolaşıp, bağırıyor sadece. Repliklerinin yüzde 85’i bu. En sevdiğim oyunculardan olan Burçin Terzioğlu’nu bile beğenmedim. Karakteri diğerlerine göre nispeten sağlam. Başrol olsaydı izleyeceğimiz şey çok daha güzel olabilirdi ancak izlerken bir ona, bir de Okan Yalabık’a çok üzüldüm. Senaryoyu okurken birinin bile itiraz etmediğini düşünmek beni çok yaralıyor. “Bunu beşinci sınıftan bir çocuk mu yazdı? Wattpad’den mi arakladınız? Bu ne saçma iş ya?” Bu gibi tepkileri beklerdim oyunculardan ben açıkçası. Ancak paranın kokusu çöp senaryo kokusunu bastırmış sanırsam.

MUHAFIZ AMA KİMSEYİ KORUYAMIYOR

Hakan karakteri Kapalıçarşı çocuğu diye bayağı bayağı moron bir karakter olmuş. Leyla’ya aşığım, ölüyorum, bitiyorum diye ağlayıp kız öldükten bir bölüm sonra Zeynep karakteriyle dudak dudağa olması gibi çok tutarlı hareketler sergiliyor gerçekten. Böyle tutarsız bir Muhafız yüzünden İstanbul’un yok olması açıkçası tarihimize yakışır bir hareket. O yüzden kendisini suçlamıyorum. 13 yaşındaki Ceylan karakteri bıçaklanıp, öldükten bir bölüm sonra öldüren abisini affedip, güle oynaya hayata devam eden Muhafız the Saçma Mantık, adam kendisine ihanet edince şaşkına dönmüş Pikachu gibi bakıyor ortama. Kötü tohummuş. Bu dizideki tek kötü tohum senaristler ve buna ses çıkarmayan oyuncular olmuştur.

Dizideki dünyayı yok etme planlarının kurulmasının günler alıp, yok olmasının iki dakika alması da bana biraz Arka Sokaklar’ı hatırlattı. Sarnıç’a yeni gelen karakterler o kadar kötüydü ki geçen sene harika iş çıkaran Zeynep’in babasını arattılar. Dizideki kimse rolüne inanmamış. Hepsi dram dizilerinde ağlamaya o kadar alışmışlar ki her bölüm birilerini öldürdüler iyi rol yapabilsinler diye. Bez Bebek dizisindeki Şoker gibi ‘DüNyAyI eLe geçiricem NİHEHEHEHEHEH’ gibi bir kompozisyonda olup, bitiyor her şey. Bu çok üzücü. Bu oyuncuları böyle çöp etmek bayağı üzücü. Dünyaya iş yapıyorsunuz. Deli gibi para aldığınıza da eminim. Arkanızda bir temsiliyet bayrağı da var. Neden tüm işi 10 yaşında bir çocuğa yaptırıp, kalanı da Wattpad’den arakladınız anlamıyorum. Gerçekten üzücü bir sonuç.  

HAKAN: THE ERGEN

Hakan karakteri 13 yaşında azman bir çocuğun vereceği her tepkiyi vere vere ilerliyor. Ne karakteri sevebiliyorsunuz ne de davasına inanıyorsunuz. Okan Yalabık’ın Faysal karakteri ve Burçin Terzioğlu’nun Rüya karakteri hariç üç boyutlu bir karakter yok dizide. Ölenlerin cenazesi bile görünmedi. Başrollerden bahsediyorum. O kadar rezil bir iş yapmışlar ki genel olarak sekiz bölümü de birbirinden habersiz sekiz ana sınıfı çocuğuna yazdırsan daha bağlantılı olacağına çok eminim.

Diziye çok emek verilmiş, benden çok daha kalifiye insanlar tarafından kotarıldığına eminim bu süreçlerin. Ancak bu demek değildir ki kral çıplakken buna çıplak demeyenleri eleştirmeyeceğim. Çok çok kötü iş. İzlediğim en kötü şey olabilir son yıllarda ki, Çukur’un tekerlekte dönerek kavgaya dalan kötü adamlı bölümü bile bundan daha başarılıydı. 10 üzerinden 3.2 gibi bir puan vererek, Ayça Ayşin Turan’ın muazzam güzelliğini bir daha göremeyecek oluşum için üzgün olduğumu söyleyerek sözlerimi bitiriyorum.