Saklı Kumanda olarak başladığımız karakter rehberi yazı dizimize Aquaman ile devam ediyoruz. Sanırım yazması en zor karakter Aquaman. Geçmişine bakınca, özellikle Golden Age çizgi romanları ve Justice League animasyonları kendisini pek iyi tanıtmadı. Peki gerçek Aquaman kimdir? Şaka mı yoksa denizlerin korkutucu kralı mı?

Aquaman’i anlatacaksak, kesinlikle Yeni 52’yi temel almalıyız. Geoff Johns, Yeni 52’yle birlikte Aquaman’i eline aldı ve muazzam bir hikaye ortaya koydu. Yeni 52’nin bize en büyük hediye kesinlikle Aquaman oldu çünkü yıllardır arka plana itilmiş, dalga geçilmiş bu karakterin gerçek potansiyelini açığa çıkardı. Rebirth de bunu devam ettiriyor.

Kısa bir çizgi roman tarihi

Şimdi, öncelikle Golden Age çizgi romanları ile işe başlayalım. Aquaman ilk olarak takvimler 1941’i gösterirken  More Fun Comics’in 73. sayısında yer aldı.Golden Age çizgi romanlarında, Aquaman ya da gerçek adıyla Arthur Curry, babasının kayıp şehir Atlantis’i bulma takıntısıyla güçlerini kazandı diyebiliriz. Babasının çabalarıyla Arthur suyun içinde uzun süreler kalma, sudaki oksijeni kullanabilme gibi yetenekler kazandı. Ancak, bu orijin hikayesi uzun süre ortada kalmadı. DC Comics bildiğiniz gibi sık sık orijinleri değiştiriyor.

Aquaman kimdir

Silver Age’de bu hikaye değişti ve Arthur, Tom Curry’nin oğlu oldu.Annesi ise Atlanna isimli, Atlantis’ten sürülmüş biriydi. Annesinden dolayı da Aquaman, insan üstü güçlere sahip oldu. Denizler altında yaşayabilme, deniz canlılarıyla iletişim kurabilme ve aşırı hızlı yüzme yeteneği gibi. O dönemde de kendisini dünyanın koruyucularından ilan etti ve Aquaman adını aldı. O dönemde bir de Atlantis’ten sürülen Aqualad hikayeleri var ki evlere şenlik. Aqualad’e bu yazıda girmiyorum, kendimde Golden Age çizgi romanlarına geri dönüp Aqualad’i tekrar okuyacak gücü görürsem yazarım. Bir kere yaptım, ikincisinden emin değilim. Mera da yine o dönemde gizemli bir şekilde ortaya çıkmıştı. Hatta bir anda Aquaman çizgi romanlarına eklenmiş, sonra da evlendirilmişti. Ama Mera kesinlikle ayrı bir yazıyı hak ediyor. Yeni 52’de de hep düzeltildi bunlar.

Aquaman’in esprilerin kaynağı olması da 1960’larda yani Silver Age’de yayınlanan çizgi filmlere dayanıyor.

Aquaman kimdir

Yıllar ilerledikçe, Aquman’de değişiklikler yapılmaya devam edildi. Silver Age’ten sonra modern çizgi romanlara geldikçe Aquaman’in düşen popülaritesini arttırmak için orijini bir kez daha değişti. Değişikliğin merkezinde de Crisis on Infinite Earths olayları vardı. Bu sefer, kendisini Atlantis Kraliçesi Atlanna ve büyücü Atlan’ın oğlu Orin olarak ortaya çıktı. Ancak, sarışın saçlarından dolayı lanetli olduğu düşünüldü ve terk edildi. Daha sonra henüz bir bebekken, deniz feneri bekçisi tarafından bulundu ve o da bulduğu bu bebeğe kendi adını Arthur Curry’yi verdi ve onun tarafından yetiştirildi. Arthur, Atlantis’e dönmesinin ardından tutuklanmış ve cezaya çarptırılmıştı. O süreçte aynı kendisi gibi tutsak olan Vulko tarafından Atlantis dilini ve kültürünü öğrenmiş ve annesinin de orada olduğunun farkında varmıştı. Ancak, annesinin ölümünün ardından o hapishaneden kaçtı. Vulko da o dönemde Arthur’a yani Orin’e kim olduğunu anlatıyordu. Daha sonra Atlantis’e geri döndüğünde hakkı olan tahtı aldı. Yani şöyle bir bakınca Arthur’un krallık soyu 1990’lara dayanıyor.

Aquaman kimdir

Yeni 52’den önce Brightest Day isimli mini-seride Arthur’un geçmişi yine değişti ama bu sefer Silver Age’tekiyle neredeyse aynı bir hale getirildi. Tom Curry isimli insan tarafından yetiştirilmesi aynı kaldı ve annesi Atlantisli kraliçe oldu.  Yeni 52’yle birlikte de bu geçmiş korundu. Günümüzde de durum bu. Yarı insan, yarı Atlantisli olan Arthur Curry, yüzeyle yaşanan olaylardan sonra Atlantis’e geri dönerek tahtı aldı ve Yedi Deniz’in Kralı olarak karşımıza geldi.

Yıllar içinde okuduğumuz bu süreçte Atlantis’in Kralı oldu, Poseidon ve başka tanrılara karşı savaştı. Atlantis’in Ölü Kralı’nın silahlarını topladı ve o ikonik üç başlı mızrağını da bu şekilde elde etti. Okyanuslar altında sayısız canlıyla temas kurdu ve en basit haliyle Cthulu diyebileceğimiz korkunç bir canlıyla arkadaş oldu. Denizdeki tüm canlılarla iletişim kurabiliyor ve bir dereceye kadar onlardan yardım alabiliyor. Okyanusun binlerce metre derinliğinde oluşan korkunç basıncın onu rahatsız etmediğini de belirtip, hemen güçlerini anlatmaya başlayalım.

Aquaman kimdir

Aquaman’in güçlerine bakalım

Aquaman, en temelde insan üstü güç, çeviklik, dayanıklılık, hız ve iyileşme yeteneklerine sahiptir. Yarı insan yarı Atlantisli olması güçlerinin kaynağıdır tabii ki bir de soylu kanından dolayı bir nevi süper Atlantislidir dersek pek de yanlış olmaz. Arthur, okyanusun en derinliklerinde bile rahatlıkla hareket edebilir. Bu ne demek peki? Gerçek dünyada okyanus diplerinde 1000 bara (santimetrekare başında 1 ton yaklaşık olarak) ulaşan basınç vardır. Arthur ise bu basınçta ve soğuklukta çok rahat bir şekilde yaşayabilmektedir.

Bu dayanıklılığı da onu süper insan yapmasının yanında Wonder Woman gibi, Superman gibi DC Evreni’nin en güçlüleriyle kapışacak bir konuma getirmektedir. Hatta DC Rebirth’te Superman ile çok başarılı bir karşılaşması da vardır. Zırhına gelen kurşunların hiçbir etkisi yoktur, kafasına gelen kurşun ise ufak bir sıyrığa sebep olmuştur. Arthur’un gücünü sanırım bu şekilde özetleyebilirim. Hız konusunda tabii ki Flash ile yarışamaz. Ama meta-insanların çoğundan çok daha çeviktir. Bunların yanında Arthur, gelişmiş duyma ve görmeye sahiptir. Denizler altındaki o karanlıkta rahatlıkla çok uzak mesafeleri görebilir.

İmzası haline gelen yeteneği de tabii ki deniz canlılarıyla iletişim kurabilmesi. Aquaman, bu durum Yeni 52’den itibaren biraz değişse de, denizdeki canlılarla bir dereceye kadar iletişim kurabilir ve anlaşabilir. Önceden bu direkt bir kontroldü ancak günümüzde dediğim gibi bu iletişim olacak şekilde değiştirildi. Son olarak, denizlerin tanrısı Poseidon ile olan ilişkisinden dolayı büyülü güçler de elde etmiştir.  Tüm bunların yanında başarılı bir diplomat, yakın dövüş ustası ve taktisyendir.

Aquaman kimdir