Merhabalar! Netflix, yavaşça Disney ile mücadeleye girmek üzereyken, şöyle geniş çaplı bir tarama yapmak istedim. Bu tarama ne kadar sağlıklı oldu bilemiyorum, zira ne zaman kafama yatan bir şeyler izlemek istesem, Netflix beni yemek programlarına yönlendirdi. Yine de Netflix içinde hala gizli kalmış hazineler olduğunu biliyordum. Bu hazinelerin çoğu ise stand up şovlarıydı. Bizim espri anlayışımıza uymuyor diye hep bir köşeye atılan bu aktın değerinde madenlere bir de biz göz atalım bakalım.

10- Natasha Leggero and Moshe Kasher: The Honeymoon Stand Up Special

Natasha Leggero komik bir kadın. Kendisi zaten Another Period’da harikalar yaratıyordu. E zaten çıkış noktası stand-up gösterileri olunca, sanki evine dönmüş gibi hissediyor. Moshe Kasher ise o çok sevdiğimiz Another Period’un yaratıcısı, kendisi aynı zamanda Zoolander gibi filmlerin de senaristi. Peki bu iki komik insan ilişkilerinden bahsetmek durumunda kalırsa ne olur?

Üç ayrı bölümden meydana gelen bu şovda bebek sahibi olmak, ilişkiler üzerine gibi ayrı bölümler var. Yine de çok aşık bir insansanız bu şovu pek önermiyorum. Leggero ve Kasher’in dillerinin kemiği pek yok, şovun sonunda kendinizi ilişkinizi sorgularken bulabilirsiniz.

Not: 6.5

9- Hannah Gadsby: Nanette

Avustralya aksanı, kırsal esprileri ve eşcinsellik bir araya gelince ortaya ne çıkar? Hannah Gadsby! Bu şovun içerisine bir de kelime esprileri, Hannah’ın uzun süre önce yerle bir olmuş özgüveni girince kahkahalar havada uçuşuyor. Eski erkek arkadaşlar, lezbiyenlik sanatı, 90’lar esprileri (faks esprisine hala gülüyorum), Hannah’ın cinsiyet karmaşası üzerine bir saatlik bu özel şov yer yer hızını kaybetse de sonunda sizi pişman etmiyor.

Ufak bir bir not daha, Hannah 2020 televizyon sezonu başlangıcında Saturday Night Live ekibine katılacak. Bu gerçekten büyük bir transfer ve son zamanlarda tek düze giden şov için muhteşem bir yenilenme olacak.

Not: 7

8- Adam Sandler: %100 Fresh

Bugün komedi deyince dünyada aklınıza Adam Sandler gelmiyorsa, kusura bakmayın yanlış filmler izlemişsiniz demektir. Biliyorum kendisinin son dönem filmleri çok kötü ama bir döneme de damgasını vurdu bu adam be! Ayrıca Longest Yard gayet hoş bir film. Adam Sandler filmlerden boş kalan kısımlarında çok kısa stand-up şovları yapıyor. Eski performansından da bir şey kaybetmemiş. Yine komik, yine iğneleyici. Tüm bu güzel performansın tek eksi yanı, stand-up şovlarının bir kaçından meydana gelmesi. Bu yüzden arada kafa karışıklığı ve kopmalar meydana gelebiliyor. Hiç merak etmeyin, onu da aşınca önünüze şahane bir komedi şovu çıkıyor.

Not: 7.5

7- Aziz Ansari: Buried Alive

Parks and Recreation desem, Master of None desem aklınıza gelecek tek isim Aziz Ansari olur değil mi? Adam resmen küllerinden doğdu yahu! Kendisi son zamanlarda Seth Rogen ile çalışmaya başladı ki bu da Voltron’u kurmak gibi oluyor sanırım.

Buried Alive hakkında ne yazsak az heralde. Aziz Ansari zaten dilinin kemiği olmayan bir adam. İşin içine aileler, şehirde yaşamanın zorlukları, çocuklu olmak girince ipin ucu kaçıyor. Fakat bazı yerler güldürmekten ziyade sadece tebessüm ettiriyor. Bu yüzden kırdım puanını Aziz Ansari!

Not: 7.7

6- The Standups: 1-2

Bak bu çok acayip bir şey. Ufak tefek şovlara çok gülmem aslında, hele parça parça olunca konstrasyonumu tamamen yitiriyorum fakat The Standups’da bulunan komedyenler gerçekten çok yetenekli özellikle Rachel Feinstein. The Standups ne yazık ki sadece zamanı olanlara hitap ediyor ama metrobüste, dolmuşta, otobüste bir şeyler izleme şansınız varsa gerçekten elmasa dönüşüveriyor.

Farklı farklı konulara değinilen bu yapımın devamı sanırım eylül ayında Amerika Netflix, bir aç ay sonra da ülkemize gelecek. Yani devamlılığı olan bir şov. Bu yüzden listenize eklemenizde hiçbir beis yok.

Not: 7.8

5- Tig Notaro: Happy To Be Here

Kanımca stand up şovlarının en özeline sahip kişi Tig Notaro. Isim size yabancı gelmeyebilir zira dizilerde çok sık karşımıza çıkan bir oyuncu. Hatta standup şovu ile Emmy almışlığı bile var. Peki nedir Tig Notaro’yu bu kadar özel yapan?

Tig Notaro stand-up şovları size kahkaha attırmaz, hatta bazı yerlerde sizi güldürmez bile. Yaptığı mizahın altında korkunç bir dram vardır. Resmen dramın içindeki ufacık bir espri tanesi ile mucizeler yaratır. Şovun sonunda kahkahalar atarken de bulabilirsiniz, ağlıyor da bulabilirsiniz kendinizi. Hatta muhtemelen bu ikisini yaparken bulacaksınız kendinizi.

Bunun sebebi Tig Notaro’nun kanser hastası olması ve bunu ilk kez sahnede duyurması. Ağır kanser hastası olan Tig, hayatın sadece komik taraflarına yöneliyor ve hiç bakmadığımız yerde farklı bakış açıları kullanarak güldürüyor sizi.

Eğer bu stand up şovunu izleyecekseniz, Tig adlı belgeseli de izlemeyi sakın unutmayın.

Not: 8

4- Dave Chappelle: Netflix Original & e.qua.nim.i.ty & Bird Revelation

Dave Chappelle size tanıdık gelmese de Amerika’da gayet ünlü bir isim. Chappelle Show ile zaten ünü tüm dünyaya yayılmış, ne kadar yetenekli bir komedyen olduğunu herkese göstermişti. Ben bazen Youtube’a girer eski skeçlerini izlerim. Zamansız komedi derler ya hani, aynen öyledir Dave Chappelle. E tabii işin içine bir de davudi ses tonu ve bayık bakışlar girince adam tamamen yürüyen karizmaya dönüyor.

Dave Chappelle her tarafa vuran bir tip zaten. Genellikle ahlaki doğruculuğun, etik kaygıların peşine pek düşmüyor. Özellikle son yıllarda Oscar çerçevesinde gelişen ırkçılık ve taciz skandallarına yorumlar getiriyor. Bunlar komik ama bazı kesimleri rahatsız edebilir türden. Yine de Dave Chappelle konu hakkında az çok bilgisi olan birini gülmekten yerlere yatırabilir.

Not: 8.5

3- Louis C.K.: 2017

Louis C.K. burada bulunmalı mı diye üzerinde çok düşündüm. Kendisi bir taciz suçlusu, artık Hollywood semalarından aforoz edilmiş bir isim. Film setlerinde taciz ettiği kadın sayısı çok ciddi boyutlarda ve bir daha kimse onunla çalışmaya gönüllü bile değil.

Fakat burada bakmamız gereken şey bu adamın stand-up şovu ve bu şov komik. Hem de dibine kadar komik! Zaten bu adamın normal bir birey olmadığı yaptığı şakalardan belli. Kürtaj meselesi üzerine yaptığı şakalar, köpeklerin kobay olarak kullanılması ve uyutulması gerçekten komik gelebilir. Fakat kimileri için fazla olabilir.

Not: 8.8

2- Ricky Gervais: Humanity

İşte kırılma noktamız bu. İngiliz komedi anlayışı, gerçekten bizim komedi anlayışımıza en uzak anlayış. Bazı esprileri soğuk bulurken, bazı esprileri bulamayabilirisiniz bile. Zira durum komedisi ile anlatı sanatının tam bir karışımı. Bu yüzden İngiliz komedyenler ya favoriniz olacak ya da bir daha asla karşınıza çıkmayacak. Bu arada Ricky Gervais gerçekten ağzının ayarı olmayan bir adam. Hani şimdiden uyaralım da….

Not: 9

1- Jimmy Carr: Funny Business & The Best Of Ultimate Greatest Hits

DİKKAT! Jimmy Carr öyle sevgilinizle, ailenizle izlenecek bir adam değil. Belki sevgiliniz ile olabilir ama aileniz ile değil. Lütfen bu esprileri izleyin ve unutun, halk arasında yapmaya çalışmayın dayağı yersiniz. Lütfen dikkatli olunuz!

Sahneden duran bebek yüzlü sempatik adamın bir anda dünyanın en ağır esprilerini yapmaya başladığını düşünün. Jimmy Carr’ın bir ahlak anlayışı yok. İzlerken sizin de olmaması lazım. Zira yaptığı şakaların kaldırılacak bir tarafı yok. Jimmy Carr sizin içinizdeki kötü insana sesleniyor. İzlerken aklınızda bulunsun. Yaptığı şakalar, seyircilerin annesine kötü yakıştırmalar yapmaktan, nekrofiliye kadar uzanıyor ve emin olun bu daha başlangıç.

Dark humour yani kara komedi sevenlerin izlemesi gereken bir yapıt, bunun dışında gerçekten uzak durmanız gerekiyor. Benden demesi.

Not: 10

Biterken

Elbette mizah anlayışı kişiden kişiye değişen bir olgu. Bu listeyi takip edip, hiç gülmeyen bir sürü insan olacaktır. Netflix gerçekten ülkemizde bir çok başarılı stand up şovunu, başarılı atyazılar ile gösterime sokmuş. Onları da burdan tebrik etmek gerek. Ha bu arada, lütfen siz de bu listeye ekleme yapmak isterseniz yorum yapmaktan çekinmeyin. Belki gerçek komediyi daha keşfetmemişimdir.

İyi seyirler.