Büyük çizgi roman âşıkları olarak, büyük çizgi roman uyarlamaları aşığı olmamız kaçınılmazdı. MCU (Marvel Cinematik Universe) ardı ardına başarılı uyarlamalar çıkarırken, birçoğumuz aynısını DC sinema evreninden de bekledik. Ama hüsran üstüne hüsran yaşadık. Suicide Squad felaketinden sonra bir daha toparlanabilirler mi diye düşünürken, imdatlarına Gal Gadot’lu Wonder Woman yetişti. Bir anda olanca gücüyle hayatımıza giren Wonder Woman’ı, Jason Mamoa’lı Aquaman takip etti. İkisi de DC’nin elinden çıkmamış gibi güzel filmlerdi. Özellikle önceki filmleri düşünürsek, bu uyarlamalar efekt konusunda hala sıkıntılı olsa da aşırı karanlık havadan kurtulmuş hatta yer yer neşeli kurgulanmış bile sayılabilirdi.

Bakmadan Geçme: Zachary Levi’den Şaşırtıcı Shazam Özrü

Önce Ben Afleck’e veda eden, sonra Henry Cavill cephesinde durumu bulanıklaşan DC sinema evreni , son günlerde de Ezra Millerlı The Flash’ın kaderi üzerine sıkıntılı günler yaşamaya başladı. Ama biz bu durumun Shazam’a olan merakımızın önüne geçmesine izin vermedik ve basın gösteriminde izlediğimiz filmi sizin için değerlendirdik. Merak etmeyin, yazı spoiler içermiyor.

Shazam filmine elbette karakter hakkında her şeyi bilerek gidebileceğiniz gibi, hiçbir şey bilmeden de gidebilirsiniz. DC, çocuklarınızla da izleyebileceğiniz çok temiz, çok komik, çok anlatıcı bir orijin filmi yapmış. Captain Marvel’daki gibi diğer orijin hikâyelerinden farklı ilerleyen bir anlatı beklemeyin tabii ama DC de elinden geleni yapmış, ortaya eğlenceli bir film çıkmış.

Shazam zaten diğer çizgi roman karakterlerine pek benzemiyor, çünkü kendisi aslında 14 yaşında bir çocuk! Hikâyeyi güzelleştiren de tam olarak bu. Henüz çok küçükken annesiyle geçirdiği bir günün ardından kaybolan minik Billy Batson, 14 yaşına kadar o koruyucu ev senin, bu koruyu ev benim gezerken, bir yandan da annesini aramayı ihmal etmiyor. Yanlarına son verildiği koruyucu ailenin kendisinden başka beş tane daha çocuğa koruyucu ailelik yaptığını görünce hepsiyle arasına bir mesafe koyup zamanı geldiğinde buradan da kaçmayı kafasına koyuyor. Tabii işler istediği gibi ilerlemiyor.

Bir yandan da hikâyeye Thaddeus Sivana ile büyücülerin sonuncusu The Wizard giriyor. Tüm konseyi öldürülen ve yedi ölümcül günahın karşısında yapayalnız savaşmak zorunda kaldığı için gücü azalan büyücü, yerine geçmesi için Süleyman’ın bilgeliğini, Herkül’ün güçlü oluşunu, Atlas’ın dayanıklığını, Zeus’un gücünü, Aşil’in cesaretini ve Merkür’ün hızını yani SHAZAM’i verebileceği, saf kalpli, gücü taşıyabilecek bir şampiyon arıyor. Bunu da elbette henüz yozlaşmaya başlamamış çocuklar arasından arıyor. Billy Batson ile yolları kesiştiğinde de hikâye ve asıl eğlence başlıyor.

Shazam, eğlenceli oluşu açısından belki bir Deadpool değil ama yine de benim en sevdiğim DC uyarlaması oldu diyebilirim. Efektleri, müzikleri, Zachary Levi’nin cuk oturduğu rolü, kadrolu kötü adam Mark Strong’un rahatsız ediciliği, çocuk oyuncuların başarısı ve sürprizleri için gidip gönül rahatlığı ile izleyebilirsiniz. Unutmadan, filmin iki tane film sonu sahnesi olduğunu da belirteyim, filmden erken çıkmayın. Şimdiden iyi seyirler!