Yepyeni bir SineDosya’dan hepinize merhaba sevgili Saklı Kumanda severler. Genç ve körpe sanatımız, canımız sinemanın farklı dönemlerine ve eserlerine eğildiğimiz dosyamız SineDosya’nın bu haftaki konukları Yabancı Dilde Oscar Kazanmış 10 Film. Öncelikle bu filmlere neden “Yabancı Dilde En İyi Film” dediğimizden kısaca bahsedeyim. Bildiğiniz gibi Oscar ödülleri, Sinema Sanatları ve Bilimleri Akademisi -genel tabirle Akademi- tarafından veriliyor. Bu ödüller esasen bir yarışma sonucunda finalistler arasından yapılan seçimlerle dağıtılıyor. Yabancı Dilde En İyi Film Oscar’ı alan filmlerin, İngilizce dışında bir dille üretilmiş olma zorunluluğu bulunmuyor. Ancak Amerika Birleşik Devletleri sınırları dışında gerçekleştirilen projeler ve kendi ülkelerinde yapılan değerlendirme sonucunda Akademi’ye başvurmaya hak kazanan filmler olması şartı aranıyor. Bu nedenle filmlerin dili yerine, yapım ülkeleri önem kazanıyor. Bu sıkıcı bilgilendirmeden sonra dilerseniz Oscar kazanmış yabancı filmlere göz atalım.

Yabancı Dilde Oscar Kazanmış 10 Film

1- Giuseppe Tornatore – Nuovo Cinema Paradiso (1988, İtalya)

Salvatore, yaşadığı kasabadaki yerel bir film göstericisi olan Alfredo ile tanıştığı dönemde henüz küçük bir çocuktur. Sinemayı tanıdıkça sevmeye başlar. Zaman içinde Alfredo’dan kendisine sinema salonunda bir iş vermesi için isteklerde bulunur. En sonunda Alfredo, onu film göstericisi yardımcısı yapar. Salvatore yeni işiyle birlikte kurduğu hayal dünyasına ilk adımını böylece atmış olur. Sinemaya duyduğu büyüleyici sevgisi ve Alfredo’ya karşı duyduğu arkadaşlığı güne büyüyecektir ve Salvatore’yi kendi hayal dünyasına sürükleyecektir. İtalyan sinemasının çıkardığı en değerli yapıtlardan biri olarak kabul edilen Cennet Sineması, İtalya’nın usta yönetmenlerinden Guiseppe Tornatore’nin en önemli eserlerinden biri olarak görülmektedir.

Yabancı Dilde Oscar Kazanmış 10 Film

2- Asghar Farhadi – Jodaeiye Nader az Simin (2011, İran)

Boşanmak üzere olan Nadir ve Simin, çocuklarının velayeti konusunda ikileme düşer ve kadıdan yardım ister. Simin, kocası Nader ve kızı Termeh’le birlikte İran’dan ayrılmayı düşünür. Nader ise Alzheimer hastası babasını bırakmayı reddeder ve ailenin sorunları güdnen güne birikerek boşanma noktasına gelir. Boşanma davası açan Simin, dava talebi reddedilince kendi ailesinin evine gider. Termeh ise babasıyla kalmaya karar vermiştir. Nader, kızına ve babasına bakması için hamile bir genç kadınla anlaşır ancak bu kadının da ailevi sorunları işleri daha da karmaşık hale getirecektir. İran sinemasının en başarılı yapımlarından olan Bir Ayrılık, başarılı oyunculuk performansları ve ödülleriyle de sinema tarihinde apayrı bir öneme sahip.

Yabancı Dilde Oscar Kazanmış 10 Film

3- Akira Kurosawa – Dersu Uzala (1975, Japonya)

Rus ordusundan bir araştırmacı, Asya ormanlarında bir araştırma yaparken, doğanın dilinden anlayan, bilge Dersu Uzala ile karşılaşır. Bu karşılaşma, araştırmacıya doğanın ve dostluğun anlamını hatırlatır ve onu yeni bilgilerle donatır. Sonraları kaşif olan Vladimir Arsenyev’in anılarından yola çıkılarak çekilen film, Japon sinemasının en büyük yönetmenlerinden Kurosawa’nın başyapıtlarından biridir. Dönemin Sovyet sinemasının olanakları, filmin görkemli yapısının şekillenmesinde önemli rol oynamış, sinema akımlarından etkilenmiş ve onları da etkilemiştir.

Yabancı Dilde Oscar Kazanmış 10 Film

4- Juan Jose Campanella – El Secreto De Sus Ojos (2009, Arjantin – İspanya)

Ülkenin en önemli mahkemelerinden birinde yıllarca sorgu müfettişliği yapan Benjamin Esposito, görevini bırakarak inzivaya çekilmeye karar verir. Bu süreçte, görev yaptığı süre boyunca kendisini oldukça etkileyen bir vakayı kaleme alıp romana çevirmeyi planlamaya başlayan Esposito bizi otuz yıl öncesine götürüyor.  Otuz yıl önce işlenen bu vahşi tecavüz ve cinayet dosyasıyla ilgili detayları yeniden hatırlamaya başlıyor ve tekrar bu dava üzerinde çalışmaya başlıyor. Üstü kapanmış bu suçları aydınlatmaya karar veren müfettiş, belge ve bulguları yeniden inceleyebilmek için ilk iş olarak eski çalıştığı yere dönüyor. Esposito için bu süreç adaletin ve vicdan kavramının acı gerçeklerinin su yüzüne çıktığı bir yolculuğa dönüşürken filmdeki stadyum sahnesi de harika tek plan tekniğiyle akıllara kazınıyor.

Yabancı Dilde Oscar Kazanmış 10 Film

5- Ingmar Bergman – Jungfrukallan (1960, İsveç)

Bergman’ın Türkçe’ye Genç Kız Pınarı olarak çevrilen bu yapımıyla orta çağ İsveç’ine dönüyor ve katı dogmatik dinsel inancın çıkmazlarını konu ediniyoruz. Filmde 13. yüzyıla ait bir anlatıdan yola çıkılarak, orta çağda geçen gösterişli bir intikam hikayesi beyazperdeye aktarılıyor. Radikal Hristiyan ve sofu ailesi tarafından kiliseye gönderilen genç kız, yolda tecavüze uğrayıp öldürülüyor. Olayın ardından bir eve sığınan tecavüzcüler orada kızın ailesiyle karşılaşıyor ve öldürülüyor. Ingmar Bergman’ın az bilinen yapımları arasında olan film, kanlı intikam hikayesi ile modern korku filmlerine ilham veriyor. Usta yönetmen bu filminde masumiyet, hırs, paganizm ve dini inanç gibi kavramları tartışıyor. Anlatım tekniği kusursuz olan The Virgin Spring, büyüleyici bir film ve siyah-beyaz döneme dair mutlaka izlenmesi gereken eserlerden biri olarak değerlendiriliyor.

Yabancı Dilde Oscar Kazanmış 10 Film

6- Elio Petri – Indagine Su Un Cittadino Al Di Sopra Di Ogni Sospetto (1970, İtalya)

Filmin orijinal ismi Tüm Kuşkuların Ötesinde Bir Yurttaş Soruşturması olarak çevrilebilir. Elio Petri’nin filminin yeterince anlaşılır ismi de öyküsünü tanımlamaya yetiyor. Bir polis, sevgilisini öldürüyor, ipuçlarının izinin sürülmesini de kendisi yönlendiriyor, mesleğindeki konumu da düşünüldüğünde meslektaşları onu suçlu bulmakta çekingen kalıyor. Soruşturmayı kendisi suçlu çıkacak şekilde yönlendirmesi de bir çıkmaz ve eleştiri içeriyor. 1970 yılında çekilen film, hiç kimseye karşı sorumlu olmadığı görülen bir otorite sistemine karşı duyulan alaycı öfkeyle yola çıkıyor. Gördüğümüz bütün o kibir, o azamet, başroldeki Gian Maria Volonte’nin güçlü ve heyecan verici performansıyla zirveye tırmanıyor.

Yabancı Dilde Oscar Kazanmış 10 Film

7- Vladimir Menshov – Moskva Slezam Ne Verit (1979, Rusya)

Filmin İngilizce adı Moscow Does not Believe in Tears iken film, uluslararası ilişkiler bağlamında sorun yaratacağı çekincesiyle ülkemizde Aşk Gözyaşlarına İnanmıyor ismiyle vizyona girmiştir. Bir kuru temizlemecide çalışan Lyuda’nın 7 yıl önce boşandığı sporcu eşi Gurin alkolik olmuş, ondan para alabilmek için sürekli rahatsız etmektedir. Tonya 2 yetişkin çocuğuyla mutlu ve uyumlu evliliğini sürdürmektedir. Katya’nın kızı Alexandra büyümüş ve bekâr annesiyle aynı evi paylaşmaktadır. Katya bir plastik fabrikasının baş mühendisi ve müdürüdür. Volodya kendisinden daha yaşlı ve evli bir adamla birliktedir. Üç eski yakın arkadaşın hayatlarını ve kaderlerinin seyirlerini perdeye yansıtan bu Sovyet filmi aslında Sovyet toplumunun sosyal yaşantısına bir bakış fırsatı sunuyor. Dönemin “kadın” algısına ve toplumsal yapı içinde varolabilme koşullarına ucundan kıyısından dokunan film romantik komedi türü içinde gerçekçilik kırıntıları da barındırıyor.

Yabancı Dilde Oscar Kazanmış 10 Film

8- Alejandro Amenabar – Mar Adentro (2004, İspanya)

Geçmişten bugüne tartışmalı bir konu olan ötenazi meselesini en derinlikli işleyen yapımlardan biri olan İçimdeki Deniz’de gösterdiği performans ile Javier Bardem destan yazıyor. Filmde, Ramon Sampedro’nun 30 yıldır yatağa bağlı yaşamı, dokunaklı bir dille sinemaya aktarılıyor. Sampedro’nun 30 yıldır bir yatakta geçen trajik hayatına ve kısıtlı sosyal yaşamına tanıklık ediyoruz. Gençliğinde geçirdiği bir kazadan sonra hayatla tek ilişkisi deniz manzaralı penceresi olan Ramon’un hayatına iki kadın girer. Avukat Julia ve köylü kızı Rosa. Bu iki kadından biri, boynundan aşağısı felçli adama hayatın anlamını tattırır ve onun “kurtuluşunu” sağlar.

Yabancı Dilde Oscar Kazanmış 10 Film

9- Jan Kadar, Elmar Klos – Obchod na Korze (1965, Çekoslovakya)

Ana Caddedeki Dükkan filminde İkinci Dünya Savaşı’nın en acımasız dönemlerinden birinde, Çekoslavakya’dayız. Karakterimiz, savaşın getirdiği yoksulluk ve acılarla bitap düşmüş insanlardan biri olan Rozalia Lautmannova’dır. Eski ve mütevazı bir dükkana sahip olan bu yaşlı kadının en büyük suçu bir Yahudi olmasıdır. Yaşadığı yer Nazi işgali altındadır; bölgenin yeni lideri ise son derece ırkçı bir adamdır. Yeni kurallara göre, denetimci sıfatıyla insanlar olacak ve bunlar Yahudileri göz hapsi altında tutacaktır. Eski bir marangoz olan Anton Brtkobu da bir emirle yaşlı kadını ve yıpranmış dükkanını denetlemesi için görevlendirilir. Başlarda durumu anlayamayan kadın ve gerçeği bilen ancak buna boyun eğen adam arasında tuhaf bir ilişki başlar.

Yabancı Dilde Oscar Kazanmış 10 Film

10- Luis Bunuel – Le Charme Discret De La Bourgeoisie (1972, Fransa)

Bunuel’in sorunu bu kez çok basit. Seçkin sınıf üyesi bir grup insan bir yemekte buluşmak ve son dönemin modasını, politik olaylarını, taze dedikoduları paylaşmak istiyor. Fakat öyle durumlarla karşılaşıyorlar ki, amaçlanan buluşma ve yemek bir türlü gerçekleşmiyor. Onun yerine son derece absürd ve komik olaylar ortaya çıkıyor.  Gerçeküstücü yönetmen Luis Bunuel’in başyapıtı, onun sinemasının tüm özelliklerini barındırıyor. Yönetmen ahlaki anlamda tartışmaya açtığı burjuvaziyi sert bir biçimde eleştiriyor. Bunu yaparken usta işi kamera kullanımından ve kara mizahtan da faydalanıyor. Yönetmenin kısa dönemlerine özgü yıkıcılık ve olgun dönemine ait senaryo becerisi bu filmi klasikler arasına sarsılmaz bir konumdan yerleştiriyor.

Sinema tarihinin en önemli yönetmenlerinden Bunuel ile tamamladığımız listemiz de böylece sona ermiş oluyor. Bu hafta Akademi dışında üretilen, kendi ülkelerinden seçilerek Akademi’de yarışan ve Oscar almayı başaran filmleri sıraladık. Kıta Avrupası’ndan Uzakdoğu’ya uzanan bu yelpazede listeye sığdıramadığımız çok fazla film bulunsa da şimdilik bu büyük eserleri birer öneri olarak kabul edip izleyebilirsiniz. Haftaya farklı bir SineDosya’da görüşünceye dek hoşça kalın ve iyi seyirler.

Bir Önceki SineDosya’ya Buradan Ulaşabilirsiniz

SineDosya #12 Spor Filmleri