Eveet. Geçen hafta nispeten başarılı bir açılış yapan The Walking Dead bizi çok heyecanlandırdı. Sadece yayınlanan bölümü ile değil. Yapımcının açıklamaları, başrollerin çıkıp bu sezonu favori sezonları ilan etmeleri, orda burda izlediğim bi kaç hayran videosu ve IMDB forumlarında gezindiğim kadarı ile söyleyeyim sanki The Walking Dead’de geçen sezonu hiç yaşanmamış şayacak potansiyel var. Geçen bölüm için konuştuğumuz ‘’Yeni Dünya’’ konsepti diziye güzel uymuştu ama elimizdeki malzeme The Walking Dead olunca çok da umutlanamıyorum. Sanki her an bir yerden bir şey çıkıp diziyi mahvedecekmiş gibi geliyor bana.

Başlarken

Öncelikle farketmişsinizdir geçen haftaki yazı, normaldeki yazılarımdan çok daha kısaydı, bu hafta belki ondan bile daha kısa olacak. Dizi geçen bölümle güzel bir açılış yaptı fakat geçiş yani diğer bir deyişle doldurma bölümler bu sezon çok sayıda olacak o belli. Karakterler tam olarak yeni düzene uyum sağlayana kadar, ikinci bölüm gibi çok fazla doldurma bölüm izleyeceğiz.

The Walking Dead 9. Sezon 2. Bölüm İncelemesi

Bir kere şunu can-ı gönülden diyebilirim ki, The Walking Dead artık hayatta kalma dizisi değil. Bunu başrolümüzün ağzından duyduk. Kendisi çıkıp “artık hayatta kalmak için çalışmıyoruz, bu yeni bir başlangıç’” cümlesini kurdu. Artık ben de resmi olarak The Walking Dead’den yeni bir şeyler bekleyebilirim. Keşke yedinci ve sekizinci sezonlar hiç olmasaydı da dizinin popülaritesi bu kadar düşmeseydi fakat zararın neresinden dönerseniz kardır mantığı ile bakmanın da zamanı geldi. Yani sevinin ey dostla. Artık benden çok da fazla The Walking Dead gömmesi göremeyeceksiniz. Zira Rick Grimes’ın da söylediği gibi “Bu yeni bir başlangıç” yani bundan sonra yapılacak her hatayı, başlangıç amatörlüğünde görmek gerekiyor.

Nerde kalmıştık? Evet. İlk bölümün üzerinden tam 35 gün geçmiş, yıkılan köprü yeniden yapılmaya başlanmış fakat, bölümün başında hapishaneye giren Rick kimle konuşuyor acaba? Yine bir senaryo ucuzluğu ile açılışı yaptık çok şükür. Karanlık bir odaya giren Rick kimle konuşabilir? Elbette karanlık bir odaya kapattığı Negan ile. Günlerimiz şöyle güzel güzel ve zor geçiyor, üretiyoruz, alıyoruz, veriyoruz, ekonomiye can veriyoruz demeye kalmadan zaten bir flashback ile geriye dönüyoruz.

Flashback çok yavandı bu arada. Bu bölüm doldurma bir bölüm olabilir ama bazı ufak problemleri anlatmak için koca bir bölümü harcamaya gerek var mı, bilmiyorum. Köprü yapımında müteahhit gibi dolaşan Rick, insanların çadırlarından çıkıp, işe başlamalarını izleyerek tüm kampı geçiyor. Biz de o sırada herkesin ne kadar da mutlu olduğunu görüyoruz. O sırada Ezekiel, Henry’e “bu köprü çok önemli sen de torunlarına anlatacaksın” gibisinden laflar ediyor. Çocuğu su dağıtmaya gönderiyor. Bu arada Eugene tekrar aramız dönmüş. Onu kutlayalım burdan. O da şantiye şefi gibi “Rick’e şunu yapalım, bunu edelim, şöyle derdimiz var” tarzı rapor veriyor. Buraya kadar her şey tamam.

The Walking Dead 9. Sezon 2. Bölüm İncelemesi

İlk kopuş

Geçen sezon sonunda Maggie ve Daryl anlaşıp, Rick’i yoldan çekme kısaca öldürme kararı almışlardı hatırlarsanız. Onun tohumları ne zaman atılacak diye bekliyordum. Geçen hafta Daryl’in yollara dönmek istemesi ile ilk fikir ayrılığı gerçekleşmişti. Acaba ilk büyük kopuş ne vakit gerçekleşecek diye beklerken, senarist sağ olsun bizi yanıltmadı ve bu bölüm ilk büyük kopuşu gerçekleştirdi. Daryl ve Rick artık arkadaş değil ne yazık ki. Sebebi de Saviorlardan Justin adlı arkadaş. Bu arada Justin adlı karakterin ilk ve son görünüşü olmasına rağmen karakter meşhur Zach Mcgowan’a verilmiş ki kendisini Black Sails’in asi korsanı Charles Vane olarak da hatırlayabiliriz. Ordan hatırlayamazsak da Shameless’in orjinali olan İngiliz versiyonunun da oynamıştı. Ordan da hatırlayamazsanız Amerikan Shameless’ında da oynadı. Kısacası bu arkadaş çok ünlü. Bu rolü alması da çok iyi olmuş bu arada.

Henry su dağıtırken, Jed sudan fazla istiyor, Henry kabul etmeyince de Jed, Henry’i itekleyip güzelce sudan içmeye başlıyor. Fakat bizim küçük Henry boyuna bakmadan sopasıyla Jed’i yere düşürünce iki taraf arasında gerginlik baş gösteriyor ve Jed, Daryl’den dayağı yiyor. Çadıra dönen Daryl, Rick ve Carol, Saviorlar hakkında ufak bir tartışmaya giriyorlar. Burada olay şu, Saviorlar azınlık durumda fakat iş gücünün önemli bir kısmını da oluşturuyorlar. Bu yüzden kimse Saviorların üzerine gidemiyor. Daryl ise Saviorların bir an önce gitmesini istiyor. Burada Carol ve Rick karşısında tartışmayı kaybeden Daryl “artık aynı tarafta mıyız bilemiyorum’’ tarzı bir laf edip çadırı terkedince, seyirci olarak hepimizin üzerine bir üzüntü çöküyor zira, hangisinin öleceği çok aşikar.

The Walking Dead 9. Sezon 2. Bölüm İncelemesi

Voldemort

Bunun dışında Sıddıq, doktor olarak Rose’u eğitmeye başlamış. Maggie’de bir yönetici olarak sert kararlar vermenin ağır sorumluluğunu üzerinde hissediyor derken muhteşem ilerleyen bölüme gayet hoş, şiddet dolu bir zombi saldırısı da eklenince resmen ŞA-HA-NE oluyor bölüm. Bu arada geçen sezon iki bölümde çok ama çok güzel performans gösteren Aaron karakteri kolunu kaybediyor. Biliyorsunuz ki The Walking Dead dünyasında kolunu kaybetmek, ölmek gibi bir şey. Fakat Aaron’da bu durumun artık o kadar kötü olmadığının farkında. Evet ya bu tamamen yeni bir başlangıç.

Bu sırada Anne de olaylara dahil olmaya başladı. Son iki sezondur dizide yumuşak karnı oynuyor biliyorsunuz. Bu sezon kendisi rahip efendiye aşık oldu. Gelgelelim Rick’e, Rick son iki bölümdür çok övülmeye başlandı. Kendisinin ölümü için yavaş yavaş yer hazırlanıyor ki o ölünce biz çok üzülelim. Bunun için bu kadar ucuz numaralara gerek yok yalnız. Zaten adam dokuz sezondur can siperane savaşıyor, merak etmeyin her türlü üzülürüz ölünce yani.

Rick’in odada konuştuğu Negan ile yaptığı sohbet bence son üç sezondur yapılan en vurucu sohbet oldu. Oyunculuğun zirveye çıktığı sahnede Negan bütün kartlarını açık oynadı. ‘’Sen dünya yaratmıyorsun, yarattığın dünyayı bana hazırlıyorsun’’ şeklinde, gayet darbeci bir söylemle ne yapacağını açık açık söyledi. Savior ve diğerlerinin hizipleşmesi bu noktada devam edecek sanırsam fakat ben buna pek olur vermiyorum. Zira bu sezonun kötüleri belli fakat artık dizi çizgi roman ile bağı kalmayan sadece aynı karakterleri kullanan tamamen ayrı bir yapıya dönüştüğü için, kötüler sabit mi kalır, yoksa bir oynama olur mu tam bilemiyorum. Benim de kafama bir soru işareti düştü. Sonuç olarak Negan’ın karanlıklardan Voldemort gibi belirmesi gerçekten çok hoş bir an olarak, The Walking Dead tarihine geçti.

The Walking Dead 9. Sezon 2. Bölüm İncelemesi

Biterken

Dizinin son iki sahnesi beni uzun süreden sonra “öteki bölüm gelse hemen” merakına düşürdü. Bu dizide çok uzun süredir hissetmediğim bir duyguydu. Anne nöbet tutarken iki tane arabanın, köye yaklaştığını gördü. Biz biliyoruz ki, hiç benzin kalmadı sadece katırlar ve atlarla yolculuk yapıyor bizimkiler. Yani araba ile gelenler tamamen bambaşka kişiler ki bu bana heyecan kattı.

Jed’in köyden sürülmesi ile beraber, yolda tanıdığı biri ile konuştuktan sonra öldürülmesi ve bunu, katilin gözünden izlememiz hoş bir andı. Acaba Jed’i kim öldürdü? Daryl olamaz çünkü çok dostane yaklaştı Jed. Saviorlardan biri işledi ya da yine bambaşka bir karakter girdi diziye ya da Jed ölmedi. Tam bilemiyoruz fakat şunu biliyoruz ki The Walking Dead son yılların en iyi bölümünü yayınladı. Gerek diziyi toparlamaları, gerek gelecek bölümlere dair göndermeler. Gerçekten geçen sene ısrarla söylediğim şeyi yapıp, senaristi dövdüler sanırım, yoksa bu kadar kesin ve muhteşem bir dönüşümün başka açıklaması olamaz.

Haftaya gerçekten çok ama çok büyük olaylar olabilir bu arada. Benden söylemesi.