The Walking Dead böyle bir dizi işte. Geçen sezon adamları sopayla dövmek isterken bu sezon resmen sarılmak istiyorum. Net olarak en iyi birkaç dizi bölümünden birini seyrettik bu hafta. Ben ki dizi izlemeye bayılan birisi olarak söylüyorum, bu kadar duygusal bir bölüm görmeyeli çok ama çok uzun zaman olmuştu. Şimdi abarttığımı düşüneceksiniz fakat ciddi manada The Newsroom’un final bölümünden beri bu denli duygulanmamıştım. Six Feet Under’ın final bölümündeki gibi dudaklarımı birbirine kenetlememiştim. Friends’in finalinden beri bir karaktere veda ettiğimizi bu kadar hissetmemiştim. Ellerine sağlık The Walking Dead, ellerinize sağlık o güzel beş senarist arkadaş.

Rick Grimes karakteri belki de Türk dizi izleyicisinin kendine en yakın hissettiği birkaç dizi karakterinden biridir. Buna bir örnek olarak da Lost’tan Jack Shephard’ı verebiliriz. Lost izleyen arkadaşlar bilirler bu yakınlığı. İki karakter de ultra iyi insanlardır, halkçılardır, toplumun iyiliğini düşünürler, yalan söylemezler, sigara içmezler, bayramda halalarını ziyarete giderler. Delikanlı adamlardır bunlar. Bir türlü de ölmezler. Mesela Lost’ta Jack, Kara Duman’dan koşarak kaçıyordu, burada Rick yarı baygın şekilde, bir köy dolusu zombiden kaçıyor. Bu sebepler yüzünden sevdik bu adamları. Fakat Rick Grimes sandığımızdan daha başka birisiymiş onu da öğrenmiş olduk.

Başlarken

Geçen haftalarda haberini vermiştik sitemizden, Rick Grimes bu sezon ölecek. Ölmese dahi bir daha görünmeyecek. O artık dizide yok. Fakat bu bilgi sızdırılmasına rağmen kimse Rick’in ne zaman öleceğini bilmiyordu. Kimi ilk bölümlerde öleceğini, kimi ara sezon finalinde öleceğini kimi de sezon finalinde öleceğini söylüyordu. Ağız birliği olmadığı için de en ufak sıkıntıda hepimiz “ öldü, ölecek” gözü ile baktık Rick’e hep. Fakat dokuz sezon boyunca dizinin yükünü çeken adamın 18’lik inşaat demiri ile öleceğini kimse düşünmemiştir umarım. Gerçi YouTube camiasında insanlar öldü yaygarasına geçen haftadan başlamışlardı. Hatta kanal bile “Rick’in son bölümü” tarzı reklamlar geçti.

Geçen hafta Rick, çukura düşmüş (hayır o çukur değil!) arkasından kurtulmuş fakat şerefsiz atın azizliğine uğramış ve bir inşaat demirine saplanmıştı. Bölümün başında Rick’i ilk sezonda uyandığı hastanede kendine bakar halde buluyoruz. Yahu o ne kadar güzel bir sahnedir. Dokuz seneden bahsediyorum. Dizinin başladığı gün çocuğunuz olsaydı bugün evde hayat bilgisi çalışacak yaşa gelmişti. Sürekli duyduğu “ Bu ne yarası?” lafı var bir de. Burada öğreniyoruz ki Rick en çok ısırılmaktan korkuyor. Baygın olduğu için yarasının ne yarası olduğuna bir türlü anlam verebilmiş değil. Fakat daha sonra uyanıp kendisini kurtarıyor ve köy yoluna geri düşüyor. Bu Rick’in son büyük yolculuğu olarak zaten bize duyurulmuştu.

Rick’in gördüğü ikinci rüyada yine en başta gördüğümüz o araba var. Polis arabasının içinde de eski bir dost. Shane burda! Allahım adamlar resmen paraya kıyıp Jon Bernthal’ı getirmişler. Hem de eski Shaun haliyle. Jon Bernthal benim favori aktörlerimden biridir bu arada. Kendisi ile tanışıklığımız taa Blue Bloods dizisinde yardımcı oyunculık yaparken başladı. Bu arada Shane aynı Shane. Hala serseri hala muzip. Rick’e tam olarak ne aradığını, hatta kızını soruyor. Rick ile son bir kez daha gülüyorlar.

Araya sıkılmayalım diye Maggie’nin zombi dövdüğü sahne filan serpiştirmişler. Buradaki amaç ise aslında Maggie’nin ne kadar öfkeli olduğunu seyirciye geçirmek. Fakat Maggie’nin öfkesi bana biraz sahte geldi işin açıkcası. Kendisi köye gidip Michonne ile konuşuyor. Amacı anahtarı alıp, Negan’ı öldürmek. Michonne’a uzun bir nutuk atıktan sonra anahtarı alıyor. İki sezondur milleti kesen, baş kötü olan adamın ne kadar sıkı bir güvenlik altında olduğunu anlıyoruz hemen.

Bunun dışında Rick eskilerden birkaç kişi ile karşılaşıp, özür diliyor. Kısacası kendisi ile barışıyor diyebiliriz. Bir atın üzerinde yarı baygın, uyanık olup olmayan bir adamın geçmişe yaptığı yolculukta, en baştan, en sona kadar yaşadıklarına ve pişmanlıklarına şahit oluyoruz. Meğerse Rick’in bunca yaptığı şeylerin bir sebebi varmış. Bu da ailesiymiş. Her şeyi ailesi için yapıyormuş. İçinde kimseyi kurtaramamış olmanın pişmanlığını yaşayan bir adam. İşin kötü tarafı bir gün bile bunu unutmamış.  Ben buraya kadar bölümü inanılmaz metanetli izliyordum ta ki…

Kapının Ardı

The Walking Dead başlamadan önce çok meşhur bir kapı resmi vardı. Kapının üzerinde “Açmayın, ölüler var” yazıyordu. Bu dizinin daha başlamadan olayları ne kadar vahimleştiğini anlatan bir görseldi. Ben bunun reklamlarda kaldığını, unutulduğunu düşünmüştüm. Hatta geçenlerde BluTv Facebook reklamlarına koyunca kendi kendime gülmüştüm bile. O kapıyı bu bölümde öyle bir yere koymuşlar, öyle bir yere koymuşlar gerçekten o kapıyı görünce artık “Rick Baba!” diye kendimi kaptırmışım sayın okuyucular.

Bu sefer kapıda “Açın, ölüler var” yazıyordu. Rick içeriye girdiğinde gerçekten içeride ölüler vardı. İçeride yaşamış, yaşayan, yaşayacak olan herkes vardı. Rick’in yıllar önce açamadığı kapının ardında aslında kendi hayatı olduğunun farkına varması… Burada Michonne ile hesaplaşması derken, dizinin en vurucu iki sahnesinden birisine geldik.

En son köprüye gelen Rick hala baygınlıklar geçirmekteydi. Resmen Er Ryan’ı Kurtarmak sahnesine bir gönderme ile herkesin Rick’i kurtarmaya gelmesi, Rick’in bir Tom Hanks edası ile bakması, Michonne ile öpiümesi derken ben Rick kurtuldu diye naralar atıyordum ki meğerse o da bir rüyaymış. Bu sahne çok güzeldi ya keşke rüya olmasaydı.

Rick kalktığında etrafını yine boş buldu fakat artık Daryl oradaydı fakat artık çok geçti. Rick’in planı köprüyü yıkmaktı. Bu arada Rick’in köprüye gelmeden önce geçtiği kampta, geçen hafta kampı basan tüm Saviorların zombi olduğunu gördük. Rick yere düşen dinamitleri patlatarak öteki tarafa doğru yola çıktı.

Çıkmadı. Herkes öldü zannederken, bizim Rick’imiz dizinin gizli kahramanı Jadis tarafından kurtarıldı. Ben geçen haftalarda onun hep Whisperers ekibi ile konuştuğunu düşünsem dahi, tamamen gizemli bir ekip Rick’i aldı. Tedavi ettirmek amacı ile helikopter ile uzaklara götürdü. Rick ölmedi. Onca yapılan reklam, haberler hepsi AMC ve FX’in gayet akıllıca bir reklam ürünü çıktı. İki senedir çocuk oyuncağına dönen diziyi öyle bir kurtardılar ki, gerçekten ayağa kalktım saygı duydum.

O Ölüler, Bu Ölüler Değil

Rick yaşıyor, Michonne ve diğerleri Rick’in öldüğünü sanıyor ama şimdi ne olacak? Dizi tamamen başka bir kulvarda artık. Öncelikle bölümün sonunda zombilerle savaşan gençlerin kurtarılması Rick’in kızı sayesinde oldu. Kendisi büyümüş, 11 yaşında filan gibi gözüküyor. Yani dizide en az bir altı yıllık zaman atlaması oldu.

Dizi bittikten hemen sonra AMC üç tane farklı ve kısa fragman yayınladı. Fragmanda gördüğümüz üzere Michonne, Daryl ve ortalıktan kaybolan Carol yaşıyor. Michonne çok daha öfkeli biri haline gelmiş. Daryl yollarda gezen biri olmuş. Carol tam bir elf olmuş, saçı uzamış ve ok kullanıyor, ayrıca oğlu da büyümüş. Negan yaşıyor. Maggie’nin öldürmekten vazgeçtiği, ağlayarak pişmanlıklarını dile getiren Negan hala yaşıyor ve hala hapiste. Bu arada Rick’in kızı Judith, 11 yaşında olmasına rağmen çok sözü geçen biri haline gelmiş.

Bu arada köy evrim geçirmiş. Büyük su kuleleri, telsizler, rüzgar gülleri derken, ciddi bir yerleşim haline gelmiş. Tabii artık ölülerinde evrim geçirme vakti geldi. Arkadaşlar bundan sonra göreceğiniz zombiler o eski, salak zombiler değil. Bu bölümün sonunda köprü patladığında, hala boşluğa doğru yürüyen zombiler artık gitti. Yeni zombiler, plan yapabilen, anlaşabilen ve hatta emir altına alınabilen zombiler.

Bu arada altıncı bölümden itibaren yüksek ihtimal geçen hafta da bahsettiğimiz Whisperers adlı yeni grubu da izlemeye başlayacağız. Dizinin popülaritesini çok arttıracaklar. Hem ruhani özellikleri olan, hem de zombilerin derisini yüzüp, giyip, onlarla beraber yürüyebilecek kadar psikopat olan bu grubun çok ses getireceğini düşünüyorum. Dizinin mottosu her ne kadar “ölüden korkma diriden kork” olsa da o artık değişti. Yeni motto “herkesten kork!”

Biterken

Rick Grimes neden ölmedi? Çünkü kendisi The Walking Dead’in çekilecek üç tane filminde başrol oynayacak. Kendisi dizide bir daha görülür mü? Yüksek ihtimal. Ne zaman? Yakın zamanda değil. Kendisi illa bir gün dizide görünecektir. Ben bunun dizinin finalinden önce olacağını sanmıyorum. Zaten şu anda dizinin başrolü kim o da belli değil. Benim anladığıma göre, bir tane daha zaman atlaması olacak, böylece Judith Grimes büyüyecek ve başrol olacak. Rick’de ona hep karanlıklardan yardım eden adam olarak kalacak.

Rick Grimes şimdi ne yapacak? Filmler ne hakkında olacak bilmiyorum fakat dizi bundan sonra daha çok yerleşim yerini korumaya çalışan insanlar üzerine olacaktır. Fear of the Walking Dead zaten çok kötü bir dizi olduğu için onu külliyatın içine pek almıyorum fakat Rick Grimes’ı kaçıran helikopterli grup kim o da bilinmiyor. Yüksek ihtimal, zombi salgının nedeni, hastalığın nasıl çözüleceği gibi nokta atışı sorular, filmlerde ortaya çıkacaktır.

Yine de, burada bir Rick Grimes geçti. Dostlar bizi hatırlasın.